mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2014 Çarşamba

MİM'İK

KAFADERGİ'ya mim için teşekkür ederim. Kendisi mim dünyasına farklı ve güzel sorularla dönüş yaptı :)


Romantik:Bir süredir hoşlandığın biri var. Konuşmaya çekiniyorsun ama artık bu belirsiz gidişatı yönlendirmen lazım...
Bu soruda doğal olarak Serkan'dan başkasını düşünemiyorum :) Mesela ondan hoşlandığım zamanlarda bunu direk söyleyemedim ama gayet belli ettim yani.Ben anca bu kadar yönlendirebiliyorum :) Tabi öyle olunca adımın ondan gelmesi gerekiyordu. Öyle de oldu zaten. Bu konuda adım atabilecek kişinin ben olduğumu düşünmüyorum.



Dram:Çocukken öyle birşey yaptı ki kuzenin senin kör olmana neden oldu ama bunu aileleriniz bilmiyor. Herkese herşeyi anlatır ve o kuzeninle konuşur musun, yoksa acını içine atar, hiçbirşey olmamış gibi kuzeninle konuşup yaşamına devam mı edersin ?
Ailemin bilmemesinin imkanı yok.Çünkü ben herşeyi anlatırım. Bu kadar ciddi birşeyi neden saklayıp tek başıma başetmeye çalışayım ki? Kuzenimle konuşup konuşmamak da çok umrumda olmaz zaten.


Bilimkurgu: Süper bir gücün olacak. Bunun ne olmasını istersin?
Düşünceleri okumayı ve görünmez olmayı çok isterdim.



Macera:Gece uyurken eve hırsız girdiğini farkediyorsun. Dahası hırsızın odana girip çekmecelerini karıştırdığını duyuyorsun. Ne yaparsın?
Ölümüne uyku numarası yaparım :D Yusuf yusufken aynı zamanda hayatımın en derin uykusunu uyuyormuş gibi kükreyerek horlayabilirim hatta :D Kalp atışlarımı duymaz umarım :)



Komedi:Resmi bir ortamdasın. Deri koltuğa oturduğunda koltuktan ses çıktı. Ama herkes o sesin senden çıktığını düşünmüş olabilir...
Önceden olsa aynı şeyi tekrar edebilirdim. Ama artık büroda deri koltukta otura otura pek umursamamaya başladım sanırım :)

Korku:Elinde bıçak olan bir katil üzerine doğru geliyor. Kurtulmak için ne dersin?
Sanırım üç buçuk atarken sadece deli gibi ağlayarak nolur yapma diye yalvarırım :)

Şimdi de sırada reklamlar var. kafadergi.blogspot'ta en sevdiğin bölüm hangisi ?
Tabi ki öyküleer :)

Bu aralar mim cevaplamaya bayılan yaz-(s)aklan-kaç'ı mimliyorum :)


21 Ekim 2014 Salı

AŞK MİMİ ♥



yaz-(s)aklan-kaç Aşıkım Mimini cevaplamamı ister de ben geri çevirir miyim hiç :)

Aşkı nasıl tanımlarsın?
Aslında aşkın karşılıklı yada karşılıksız oluşuna göre değişebilir bu tanım. Ben karşılıklı olan için tanımımı yapmayı tercih ederim :)
Bence AŞK:Sevgi+Heyecan+Bağlılık+Kıskançlık+Karın bölgesindeki kelebekler+Hayaller+Tatlı Tripler+Bolca Gülücük+Sahiplenmek+Özlemek.
En belirgin hissettiğim duyguları yazmak istedim :)

Sen hiç aşık oldun mu?
Evet şu an aşığım ki :)

Hayalindeki aşk nasıl birşey?
Aslında önceden olsa gerçekten aşkın böyle birşey olduğuna inanmazdım. Bana sadece alışkanlıkmış gibi gelirdi aşk.Ama değilmiş.Tam da hayalimdeki aşka sahibim.

Aşk öznel midir?
Tabi ki özneldir. Biraz da insanın beklentileriyle alakalıdır. Mesela kimileri aşkını seçerken mantığını kullanır. Kalbinin sesini duymazdan gelebilir. Kimileri için aşk para yada statü olabilir mesela. Kimileri de sadece huzur ve mutluluk arar. Fazlasıyla öznel bir duygu bence.

Sana aşık olduğunu söyleyen birine nasıl karşılık verirsin?
Bana aşık olan kişiye ben de aşık olduğum için herşey çok güzel :)
Ondan başka biri bunu söylese şu an tabi ki umrumda olmaz.

İlk görüşte aşka inanır mısın?
İnanmıyorum.Bence insanlar ilk görüşte sadece birbirinden hoşlanabilir.Ama aşk biraz imkansız gibi geliyor.

Aşk bir su mudur içip kudurduğun ?
Bu soru bir harika ya :D Hmm aslında evet düşününce insan her zaman daha fazlasını istiyor.

Aşkı bilene, derdi çekene mi sormalı?
Evet kesinlikle :D

Aşkla vişnenin ne alakası olabilir?
Vişne deyince aklıma hemen şarap gelir. Şarap deyince de nedense aşkı ve kadını simgeliyor bana. Tuhaf ama öyle işte.

Aşkla sevgi karşılaştırılmalı mıdır?
Bu iki duygu birbirine benzemesine rağmen aynı zamanda farklıdır da.Bir çok insanı sevebiliriz ama bizim için özel birine duyduğumuz sevgi aşk bence. O kişinin özel olması da ilk soruda belirttiğim duyguları beraberinde getirir.Ve işte sevginin aşklaşmış halinin formülü budur bence :)

En etkilendiğiniz aşk filmi hangisi?
Gerçekten öyle bir film yok benim için.

En hoşunuza giden aşk romanı hangisi?
Okuduğum kitaplar konusunda çok unutkan olduğumu bilmeyeniniz yok sanırım :) Ama Hasret ve Mart Menekşeleri'ni çok beğendiğimi söyleyebilirim.

Son olarak aşkta romantizm nasıl olur, en romantik haliniz nasıldı?
Vuhuuu ne kadar da müstehcen bir soru :D
Çok romantik bir insan olmadığımı söylesem yeterli olur sanırım :) Sorunun ikinci kısmı hak verirsiniz ki fazlasıyla özel :D


Karmakarışık adlı çalışmam *.*

Birkaç gündür sudokunun kolay ve zor olanını çözebildiğim ama orta seviyenin içinden çıkamadığım günler yaşıyorum. Ve hata yaptığımı farkettiğimde artık çok geç oluyor. Bazen aynı haberlerden sıkıldığımdan gazete okumayıp sadece bulmacasını çözmek için gazete alıyorum. Bu aralar Türkiyeyle ilgili iyi yada kötü hiçbir habere tahammülüm yok nedense. Canım ne duymak ne de görmek istiyor.

Bazen hiç yapmadığım şeyleri yapmak istiyorum.Mesela ben tek başıma oturup da çay demleyip keyif yapamam hayatta.Çay demlemem için misafir falan olması lazım. Ama nedense bunu bugün yapasım var.Eve giderken bir sürü abur cubur alıp akşama çayımı demleyip bloğumun başına oturacağım ve sonra da Friends izlemeye koyulurum büyük ihtimalle.

Geçtiğimiz pazar günü Serkan'la sinemaya gittik. Korku filmine gitmeyeceğiz bir daha desek de yine Dabbe'ye merakımıza yenildik. Serkan için çok riskli bir karardı aslında.Çünkü gece yarısı uykumdan korkuyla uyandığımda onu arıyorum :D Önceden annemi uyandırırdım.Artık bu görevi o üstlendi. Neyse işte filmi izlerken korkunç olacağını anladığım anlarda hemen gözlerimi kapattım yada bakmadım. Ben de böyle korku filmi izliyorum işte ne yaparsın. 

Yine her korku filminde olduğu gibi aynada birşey görme,görünmez bir varlık tarafından yerde sürüklenme,burundan kan gelmesi,kapı ve dolap kapaklarının hızla kapanması,çarşaf giymiş ancak yüz kısmı karanlık olan varlıklar,sonracığımaa yapılan büyüler falan klasikleşmiş olarak bu filmde de vardı. Filmi beğendim mi ? Hayır. Korktum mu? Kesinlikle evet. Ama filmin sevdiğim yönü şu oldu.Beklemediğiniz ve tahmin edemeyeceğiniz bir sonuca bağlıyor filmi. Yani normal dini içerikli olan korku filmlerinde kızın içinden cini çıkarırlar ve mutlu sonla biter ya film. Hıh işte bu öyle değildi. Farklıydı sonu. 

Filmde çok güldüğümüz yerler de oldu. Bazı yerlerde saçmalık sınırlarını tamamen zorlamışlar.Ama bu durum yine de benim korkmama engel değil. 

Sırada gitmeyi planladığımız film İncir Reçeli - 2. Bu filmi de hem izlemek istiyorum hem de istemiyorum tuhaf birşey. 

Bu arada düşündüm de bir çiftin uzun süredir mi yoksa kısa süredir mi birlikte olduğunu anlayabileceğimiz en uygun yer sinema sanırım. Yeni olanlar hemen belli ediyorlar kendilerini.Arkamızda oturan çift mesela. Kız kendi yaptığı efektlerle dikkatimizin içine etti sağolsun. "hiii, aayyy, çok korkunç aşkııaamm, ayy bakamıycııaamm,ayy geldi geldi arkanda hiii,..." bu listeyi baya uzatabilirim. Resmen filmi zehir etti bize sevgilisine kur yapacak diye. Ben de korkuyorum ama konuşuyor muyum kardeşim. İzle işte insan gibi, akşama korkarsın :)

Kitap okuyamıyorum bu aralar. Bunun sebebi yine bir John Green faciası yaşamam.Hiç sevemedim ben bu yazarı. Çılgınlar gibi övülmedikçe de hiçbir kitabını almam bir daha.Aynı Yıldızın Altında idare ederdi yine neyse de Kağıttan Kentler ve şu an okuduğum İlk Aşk tam bir felaket. Çok kötü bence öyle böyle değil. Bitiremiyorum kitabı bildiğin.Akşam 2 sayfa okudum bıraktım. İçimdeki yarım bırakmama duygusuna yenildim yine sürünüp duruyorum o kitapla.

2 tane mim var yapmam gereken.Mimleyenler unuttum sanmasın :) Aklımda ama oturup cevaplayamadım bir türlü.

Ay ne anlatacaktım ben yaa ? :)) 

26 Eylül 2014 Cuma

Ukala Aşk


Bu sokaklarda ilk dolaştığım günü hatırlıyorum da.. Sanki şu an kadar yakındı bana.. 

Kendime uygun bir ev bulamamıştım bir türlü. Artık ayaklarımda derman kalmadığını hissettiğimde ilk gördüğüm kafeye girdim. Uzunca bir süre menüye bakıp sakızlı muhallebide karar kıldım. Yanına da bir türk kahvesi. E tabi sigarasız da olmaz. O yüzden dışarıda oturmaya karar verdim.

Yan masamda oturan avrupai kılıklı adam dikkatimi çekmişti. İster istemez gözüm kayıyordu. Sanmayın ki çok beğendiğimdendi. Bildiğin iticiydi adam yahu. Elinde piposuyla insanlara hepiniz cahilsiniz dünya benim etrafımda dönüyor bakışı atıyordu. 

Dikkat çektiğimi düşünüp gözlerimi ayırdım adamdan. Etrafı incelemeye başladım. İçeride farklı bir dekorasyon vardı. Girişte sağ taraftaki taş plak eminim ki herkesin dikkatini çekiyordu. Duvarlardaki resimler biraz fazla abartılıydı. İnsanın başı dönüyordu sanki baktıkça. Neyse ki dışarda oturuyorum diye geçirdim içimden. O anda ortama uymayan bir şarkıyı işitmeye başladım. PSY çalıyordu resmen. Yok artık insan müzik listesini de ortama uygun ayarlar biraz diye düşünürken değişiverdi şarkı. Hmm bu fena değildi. Hey mambo dinlerken her zaman keyif aldığım bir şarkıydı.

Sıcak da öyle fena bastırdı ki.Annem gibi elimde yelpaze sallayıp durmayı ne çok isterdim. Annem demişken yastık kılıfımın içinde sakladığım aile fotoğrafını yanıma aldığımdan emin olmak için çantama baktım. En azından hasretimi dindirirdi baktıkça belki.Yada daha çok ağlatırdı ne bileyim.

Daha yapacak çok işim var diye düşüncelere dalmışken yan masadaki adamın kalkmaya hazırlandığını farkettim. Cüzdanını çıkardı ve hesabı ödeyip çıktı. Garsonu çağırışından bile ukalalık akıyordu.

Ardından ben de kalktım. Hesabı getirmelerini beklerken yere düşmüş birşey dikkatimi çekti. Pipolu beyefendi ehliyetini düşürmüştü. Hesabı ödeyip hemen çıktım. Az ilerde yavaş yavaş ilerlediğini gördüm ve koşmaya başladım. Sonunda duyurabilmiştim kendimi. Suratıma bakarken bile küstahtı adam. Teşekkürü bile zordandı. O an neden koştum ki sanki peşinden diye bir pişmanlık kapladı içimi.

***
Anılardan sıyrıldığımda gülümserken buldum kendimi. Nereden bilebilirdim ki bu ukala adamın karşıma çıkmasının bir sebebi olduğunu. Aşık olduğumu kabullenmem zaman aldı evet ama mutluydum. Her zamankinden çok...

***

Güzel ve farklı bir mimdi.Sevdim :) Çelen'in Sazı ve Ekmek Kırıntısına teşekkür ederim. Ama biraz zorladı açıkçası :) 

Mim konusu şöyle; pipo, cahil, taş plak, PSY, yelpaze, sakızlı muhallebi, yastık kılıfı, ehliyet  
Bu kelimelerle bir hikaye yada istediğimiz birşey yazmamız gerekiyor.

Ben de Özge Kara'yı mimliyorum.Eminim ki ondan güzel bir hikaye çıkacak :)


1 Ağustos 2014 Cuma

Filmli Dizili Mim

Mert  konusu çok güzel olan bir mim hazırlamış. Beni de mimlemiş.Teşekkür ederim Mert :)

Başlığı gördüğümde sevdiğimiz dizileri filmleri yazacağız sandım ama öyle değilmiş meğer. Tam tersi büyük kesimler tarafından çok sevilen ama bizim nefret ettiğimiz dizileri ve filmleri yazacakmışız. En az 3 film yada dizi yazmamızı istemiş. Başlayayım o zaman ben :)

1-Karayip Korsanları
Millet ağzı açık deli gibi izlerken ben neden sevmiyorum ve bir türlü sevemedim anlamış değilim. Johnny Depp'in filmdeki hali bana bir tiksinç geliyor anlatamam. Filmi bir kaç defa izlemek istedim hep en baştan başladım. Ama yok o kadar sıkılıyorum ki yarısında kapatıyorum en sonunda pes ettim.










2-Godfather
Sadece 20 dk katlanabildim bu işkenceye. Godfather deyince aklıma gelen tek şey Kurtlar Vadisi oluyor. İsmi bile bir itici geliyor ki sormayın :)








3-Braveheart
Iyyy o adamın aslan yelesi gibi saçları. Aklımda kalan en önemli şey bu sanırım :D Sevmedim sevemiyorum üzgünüm. Çok sıkıcıydın şekerim :) Gerçi filme konsantre de olamadım ya neyse.Yarı sarhoş olmamdan kaynaklanıyor olabilir :)













4-Lost
Kitleler halinde sezon sezon tekrar tekrar izlenirken ben bir sezonu zor bitirdim. O bir sezonun da benim için zaman kaybı olduğunu düşünüyorum.








5-The Walking Dead
Sadece 3 bölüm izledim.Sevmemek için belki çok az bir süreç. Ama gerçekten dünyada izlenecek başka hiçbirşey kalmasa yine de devamını izlemem. Nasıl bir saçmalıktır o ya. Ama filmdeki makyajlar konusunda harika olduklarını söylemeden geçemem.







Aklıma ilk gelenleri yazdım. Sanırım benim bir filmi yada diziyi sevmem için önce isminin hoşuma gitmesi lazım. Çok saçma bir takıntı ama öyle işte. Bir de böyle deli gibi sevilen ve övülen filmleri izlemeyi hep erteliyorum ya. Erteleye erteleye de hiçbir zaman izleyemiyorum.

Mert bir sürü kişiyi mimlemiş zaten.Ben mimlemeden kaçayım bari :)

31 Temmuz 2014 Perşembe

Durum Bildirimi ve Mim

Yazıma bayramlardan nefret ediyorum şeklinde başlamamak elimde değil üzgünüm. Gerçekten nefret ediyorum ya öyle böyle değil.2-3 gün öncesinden beni bir sinir sarıyor. Fazlasıyla samimiyetsiz buluyorum bu bayramları. Belki de akrabalarımın çoğunu sevmediğimdendir ne bileyim. Bazıları bize mecburiyetten geliyor ve ben de onlara bize geldiler diye mecburiyetten gidiyorum. Laf olsun torba dolsun şeklinde muhabbetler dönüyor sürekli. Ve hep aynı son. Herkes aynı cümleyle kalkışını yapıyor. "Bize müsaade daha ziyaret edecek çok yerimiz var" İşte bu cümle beni o kadar mutlu ediyor ki anlatamam :D

Şimdi misafirden nefret ettiğimiz düşündünüz kesin. Ama öyle değil samimi ve içten olduğunu düşündüğüm birkaç akrabam var neyse ki :D Bak onlar saatlerce otursunlar hiç problem değil :)

Yapmacıklık ve mecburiyet girdiğinde işin içine nefret ediyorum işte. Mesela kurban bayramını ve yine aynı insanları mecburiyetten göreceğimi düşününce sinirlerim zıplıyor :)

İşte bayramdı misafirdi derken hiç uğrayamaz oldum buralara.Aklım sürekli okuyamadığım bloglarda ve başlayamadığım kitaplarımdaydı. Her gün telefondan şöyle bir göz attım. (Bilgisayara dokunmaya fırsat olmadı siz düşünün artık) Yeni yayınlar gördükçe aklım nasıl burada kaldı anlatamam.Ama şimdi acısını çıkarıp tek tek okuyacağım.

Aklımın bir köşesinde duran mimi de cevaplayıp sizleri okumaya başlayayım.

***

Deep bu mimden kusur kalmama engel oldu sağolsun :) Teşekkür ederim Deep :)

Aşk mı bağlılık mı?
Eğer karşılıklıysa aşkın bağlılığı da beraberinde getireceğini düşünüyorum.Bağlılıksız aşkı ne yapayım ben :) Bağlılıksız ne ya? Neyse anladınız siz beni :)

Gurur mu teslim olmak mı?
Olaya ve duruma göre değişir. Teslim olacağın insan var olamayacağın insan var yani sonuçta :)

Sarışın mı esmer mi?
Kumral.

Yeşil göz mü mavi göz mü?
Yeşil.

Et mi tavuk mu?
İkisi de.

Karpuz mu kavun mu?
Karpuz.

Altın mı gümüş mü?
Estetik açıdan gümüş ve beyaz altın.

Kedi mi köpek mi?
Köpek.

Beyaz mı siyah mı?
Beyaz.

Yağmur mu güneş mi?
Bunaltıcı olmayanından bir güneş mümkünse.

Mesajlaşmak mı aramak mı?
Mesajlaşmayı sevdiğim sayılı insan var.Onlarla mesajlaşmanın da konuşmanın da tadı ayrı :) Onlar dışında genelde aramayı tercih ederim.

Bodrum mu Çeşme mi?
Dünyanın en güzel yerini verseniz yine istemem.Yeter ki ayın 11'i gelsin ve ben tatilime gideyim başka bir şey istemiyorum :)

Deniz mi havuz mu?
Deniz.

Şimdiye kadar benim gibi bu mimden kusur kalanlar mimlendiniiizz !  :)
Mimleyecek enerjim olmadığı çok mu belli oldu ne :D

25 Temmuz 2014 Cuma

Can Sıkıntısı Mimi



GRİ LADY'den gelen minik sorulu bir mimim daha var :) Teşekkür ediyorum kendisine ve biraz geç kalmış olduğum için de özür dilerim :)

Pazartesi sendromu yada tamamen farklı bir sebepten dolayı keyifsiz ve mutsuz hissettiğinizde bu ruh halinden nasıl kurtulursunuz? Daha enerjik ve neşeli hissedebilmek için neler yaparsınız?

Pazartesi sendromunun bendeki ifadesi haftasonundan sonra erken kalkmanın zorluğudur. Yani saat 11 sularında bunun etkisinden kurtulmuş olurum. O saate kadar da ofistekilerle muhabbet edip çay kahve içip biraz gazete okuyup biraz televizyon izledim mi birşeyim kalmaz :)

İşteyken canım sıkılırsa ve yapılacak acil işler de yoksa blogla uğraştığım her halimden belli sanırım söylememe gerek yok :) Mesela şu an adli tatil yapılacak fazla iş yok ve ben hep buradayım yihhuu :):)

Evdeyken keyifsiz ve mutsuz hissettiğimde kitap okurum, uyurum ve genelde Serkan'ı arar bıdı bıdı bıdı yaparım :D Keyifsizsem canım birşey yapmak istemez genelde.  Bu mim de bitti böylece. Ama kenarda bekleyen iki tane daha var. Acaba bloğu açtığımdan beri kaç mim cevaplamışım çok merak ediyorum.Sayacağım bir gün üşenmezsem :)

Bu mimi bir çok kişi yaptı sanırım o yüzden tek tek mimlemiyorum.
Cevaplamamış olanlar yaparsa sevinirim :)

24 Temmuz 2014 Perşembe

Kendinle Yüzleş Mim'i


Persephone hazırladığı güzel sorularla mimlemiş beni.Kendisine teşekkür edip hemen cevaplara geçiyorum :)

♣Geçmişin olmasaydı bugün ortaya koymakta olduğun şey ne olurdu?
Geçmişte öğrendiklerimin bugünüme hem olumlu hem de olumsuz etkileri var.Olumlu etkisi şöyle ailem her isteğimde ve hedefimde yanımda oldu. Mesleğimi edinmiş olmamda ve hedeflerimi gerçekleştirmemde onların etkisi çok büyük. Geçmişimde onların desteği olmasa sanırım asla hayalim olamayacak bir hayat yaşıyor olurdum. Olumsuz etkisi de şu ki  Türkiye'de yaşıyorum ve bir çok tabu ve kurallarla yetiştirildim. Bazı istisnalar tabi ki vardır ama küçük bir yerde yaşamak ve "kadın"olmak bir çok duvarın arasına hapsediyor bizleri. Başka bir ülkede yaşıyor olsaydım sanırım gönlümce yaşıyor olurdum. Kendi hatalarımı,doğrularımı ve yanlışlarımı tecrübeyle öğrenebilir ve daha çok kendim olabilirdim.

♣Annen, baban senin için ne ifade ediyor?
Annem:Güven,paylaşmak,dost gibi,içten,fedakarlık.
Babam:Duyguları saklı yaşamak,güven.

♣İmkansız olduğunu düşündüğün herşeyin kapılarını açmak için ne kadar gönüllü olurdun?
İmkansız olduğunu düşündüğüm bir hayalim yok aslında şu an. Ama olsaydı elimden geleni yapardım sanırım. Bazen istersek neden yapamayalım diye düşünüyorum ama keşke herşey sadece bizim isteyip istemeyişimize bağlı olsa.Sanırım sadece istemek yetmiyor bazen.

♣Şu an sen kimsin ve ne kadar büyük,parlak ve faydalı bir macera ortaya koyacaksın?
Şu an hayata yeni atılmış ve herşeyi sıfırdan öğrenmeye başlayan biriyim.Tecrübenin ne kadar önemli olduğunu yeniden görüyorum. Her geçen gün hayattan beklentilerim artıyor. Ve inanıyorum ki hiçbiri başaramayacağım şeyler değil. Bir kaç gündür yeni bir hedefim var. Serkanla birlikte olumlu olumsuz her yönünü düşünüp konuşuyoruz. Bir gün gelecek bu ikimizin macerası olacak ve hedefimi gerçekleştirmiş olursam bu macera ikimiz için de daha huzur verici olacak.
Nasıl bir macera ortaya koyacağıma gelirsek ben sadece mesleğini çok iyi yerine getiren, mutlu olduğum ve mutlu edebildiğim bir ailem olsun istiyorum. Sanırım çok maceralı ve büyük bir hayatta gözüm yok :) Huzur ve mutluluk yeterli benim için.

♣Kalbin daha önce kırılmamış olsaydı ne kadar neşeli, inanılmaz,olağanüstü,değerli ve tümüyle doyurucu bir ilişki içinde olurdun?
Kalbim daha önce kırıldı hem de çok.Ama buna kendi hatalarım sebep oldu. Pişmanlıklarım oldu.Ama artık hepsi çok geride kaldı. Olmasını istediğim şekilde bir ilişki yaşıyorum. Umarım hep böyle hissederim :)

!Mimlendiniz!  :)
Helene
Biz Kimiz Kadınız
Mert Koyutürk
safransarı
Ahu Kader
Dr.Coffee
D.S.K.
3gen
Drama Queen
xCoach

Kitap Mimi-Uzuuunnca Bir Mim Listesi :)



Benim gibi mim cevaplamaya bayılan ve bana yeni bir mim gönderen D.S.K.'ya teşekkür ediyorum :)

♣Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Bu aralar pek kitap okuyamadığımdan yakındığım şu günlerde tam yerinde bir mim oldu :) Aslında  hergün kesinlikle açıp okuyorum. Çünkü tv izlemiyorum ve odama çekildiğimde bilgisayar ve kitaptan başka birşey gelmiyor aklıma. Bazen düşündüğümden fazla okurken bazen de tam 5-10 sayfa okumuşken bir bloğa bakayım diyorum bir de kendime geliyorum yatma saatim gelmiş :)
Yani her gece kesinlikle okurum. Ama bu bazen 5-10 sayfa olur bazen 50-100 sayfa :)


♣En sevdiğiniz yazarlar?
Dostoyevski ve Tolstoy çok severim. Lisede diktatör gibi edebiyat hocama rağmen onları sevebildiysem bence ilk sırada yer almalılar diye düşündüm :)
Ahmet Ümit,Jojo Moyes,Dan Brown. Canan Tan Hasret kitabını okuduktan sonra sanırım en sevdiğim yazarlar arasında yerini aldı.

♣En beğendiğin kitaplar?
Dostoyevski-Suç ve Ceza
Tolstoy-Savaş ve Barış
Ahmet Ümit-İstanbul Hatırası,Kavim,Kukla
Zülfü Livaneli-Serenad
Khaled Hosseini-Uçurtma Avcısı,Bin Muhteşem Güneş
Jojo Moyes - Sevgilimden Son Mektup
Canan Tan-Hasret
Not:Okuduğum kitapların konusunu o kadar çabuk unutuyorum ki beğendiğim kitaplar olduysa da hatırlamıyorum.  Aklıma gelenler bunlardı :)

♣Yerli/Yabancı hangi yazarların kitaplarını tercih edersin?
Sanırım üstteki soruyla paralel bir cevap olacak. Yukarda yazdığım yazarların kitaplarını seve seve okuyabilirim.

♣Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?
Okuduğum ilk ve son seri Harry Potter'dı sanırım. Eğer unutmadıysam başka okumamış olmalıyım :)
Ama taaa ne zaman milletin okuyup da dedikodusunu yaptığı Pucca'yı bir türlü okuyamadım ya ona yanarım. Kitapları aldım çoktan. Dördü de beni bekliyor ama bir türlü sıra gelmedi. İçinizden aaa daha okumadın mı demeyin sakın :D  Seri sayılır mı bilmem ama onu adli tatil döneminde arada çıkarmak istiyorum. Bir de Vefa Enver'in kitaplarında gözüm kaldı.

♣Daha çok hangi tarz okumaktan hoşlanırsın?
Aslında sevdiğim tarzları üçe ayırabilirim.
1-Ahmet Ümit vb. (Katil,cinayet,ölüm,kan :D )
2-Canan Tan vb. (Aşk aşk aşk :))
3-Dan Brown vb. (Sırlar,semboller,ölüm,cinayet,şifreler gibi gibi :))

♣En son hangi kitabı okudun?
Jojo Moyes-Sevgilimden Son Mektup

♣Şu anda hangi kitabı okuyorsun?
Dan Brown - Kayıp Sembol (Dan'e not: Hiç beklediğim gibi değilsin bebeğim :))

♣Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?
Takip ettiğim bir çok kitap bloğu var. En kötü yanları ne biliyor musunuz? Daha önce de dediğim gibi geçen ay ne okudum bu ay ne okudum diye 50 tane kitap ismi yazmıyorlar mı çıldırıyorum :D
Kıskanıyorum galiba. Evet evet resmen kıskanıyorum :D
Yeterli mi? Bence yeterli olanlar mevcut.

♣Kitap okumak sizin için ne ifade ediyor?
Evde vakit geçirebildiğim sayılı şeylerden biri. Günlük yorgunluktan kurtulmamı sağlıyor sanki.Okurken kendimi bir kahramanla özdeşleştirmeyi seviyorum ve  bu da benim için dizi yada film izlemeye eşdeğer bir şey oluyor.Yönetmenlik de tamamen bana kalmış. Daha ne olsun ki ? :) Bu aralar pek okuyamasam da asla vazgeçemeyeceğim bir şey.

Bu mimi henüz kimselerde görmediğim için sabrım elverdiğince bir çok kişiyi mimlemek istiyorum :)

Kreatif Başkan
Keyaki
Yerli Pollyanna
Maya
Kızlı Erkekli Kedili
Myna
Persephone
Spot Işığını Arayan Kız
Cessie
Mor Rimel
Titania
Mien
Pink Timber
gizemli kimlik
Atarlı Hatun
Zamska
Jysra Reçani
Yumiyum
Bir Delinin Pembe Defteri
Lady Witch
Black Swan
xCoach
Şeyma
Plaza Sesi
Sempatik Blog
Hem düşünür hem yazar
maviye iz süren
Kiraz çiçeği ninja
loverK
Kılıçlı Voyvoda
Bilal Aydın
Ruhsuz Atmaca
Emrah Özdemir
Özge Kara
Gri Lady
Havva Peynirci

Ayy bayılazayım galiba :D
Gözlerim bir tuhaf görmeye başladı :D Umarım bir karışıklık olmamıştır linklerde. Şeyma'nın bloğuna tıkladığınızda karşınıza Yumiyum çıkmasın da :D

İyi geceler canlarım :)









16 Temmuz 2014 Çarşamba

Cevapsız Sorular Mimi-2



xCoach cevapsız sorular mimi serisinin devamıyla bana gelir de ben kaçırır mıyım hiç? xCoach'a ve bu soruların kaynağı olan yufkayüreklikelgöbekli'ye de teşekkürü bir borç bilirim :) (Ayrıca bu mim serinin 3.sü ben birinciyi kaçırmışım. Onu da üstüme alınıp cevaplayayım bari bir ara :D)

Kaliteyi para ile ölçmek nedir?
Benzer ürünü yada hizmeti daha pahalıya aldığımızda daha kaliteli olacağına inandığımız ve bazen de yanıldığımız düşünce tarzıdır. Şahsen bunu tecrübe etmişliğim oldukça fazladır. Sonrasında insan kendini salak gibi hissedebiliyor eskiden daha pahalıya edindiği şeyler için.

Sonuç olarak kazıklanmak = kalite değildir bence.

Faşizm nedir? Sadece sağ görüş mü yoksa baskı ile kısıtlama mı?
Faşizmin sağı solu bilmem nesi yoktur . Faşizm kelimesinin peşi sıra yürüyen kelimeler bütünü oldukça sevimsiz.Baskı,otorite,diktatörlük,hakimiyet,güç,ezmek ...
Farklılıkları baskıyla yok edip herşeyin tek tip olması için yapılan psikolojik ve fiziksel eziyettir.

Az ile yetinmek, çok ile yetinmek, kanaat etmek nedir? Yetinmek nedir? Ölçütü nedir?
Şimdi öncelikle çok ile yetinmek diye birşey yoktur bence. Çokla zaten yetinirsin. Hala da yetinemiyorsan e yuh yani artık. Gerçi günümüzde çokun da çoku var.Lüksün sınırı yok ki. Ama çok ile de yetinememek bence görgüsüzlük sınırlarına giriyor olmalı.
Az ile yetinmeye gelince, az olanın ne olduğuna bağlı. Bazı şeyler az olduğunda da yetinilebilir ama bazılarında da daha fazlasını istemek zorunda hissederiz kendimizi. Ama ne olursa olsun az ile yetinmeyi öğrenebilmek gerekir. Herşeyin fazlasına sahip olamayız sonuçta.
Kanaat etmek ve yetinmek az çok farketmez ondan fazlasında gözü olmamaktır bence.Öylece kabullenmektir şikayet etmeden.
Yetinmenin ölçütü oldukça görecelidir. Bana göre insan o şekilde mutluysa yetinebiliyor demektir. Eğer mutlu değilse daha fazlasına ulaşmak için çaba gösterecek demektir zaten.

Herhangi bir zümreye ait olmak nedir? Zümre nedir? Kendinden olmayanı kabul etmemek?
Herhangi bir konuda bir sınıflandırmaya dahil olmak demektir.
Düşünce,yaşam tarzı,meslek yada herhangi birşey açısından dahil olunan çerçeve ise zümreyi ifade eder.
Kendinden olmayanı kabul etmemek ise tek tip yaşamak,tek tip düşünmek ve hayata at gözlükleriyle bakmakla eşdeğerdir. Bunun ötesinde de bencillik, tahammülsüzlük ve empati yoksunu insanları ifade eder.

Kendinden olmak nedir? Olmak?
Kendinden olmak deyince bana çağrışım yapan iki konu var.
Birincisi herhangi bir konuda ortak düşüncelere, ilgi alanlarına,yaşayışa kısacası "ortak veya benzer" birşeylere sahip olduğumuz kesim.

İkincisi de bir şekilde kişiliğimizin "kendimizin" başkalaşması ve kendimizi tanıyamaz hale gelmek. Sanki içinde başka bir yabancıyla yaşıyormuş gibi hissetmek.

Kendin kim ?
Zamanla büyüyen olgunlaşan ve sürekli onu çözme, tanıma peşinde olduğum. bazen ne hissettiğini ne istediğini anlayamadığım şahıs. Kimi zaman çok uyumluyken kimi zamanda gırtlağını sıkasım gelen içimdeki 4.tekil şahıs olabilir mesela.

Alkol tüketmek, uyuşturucu tüketmek, tüketmek, tükenmek...
Çevreye zarar verilmediği müddetçe ve etrafındaki insanların sabrını tüketmediği müddetçe saygı duyulası tercihler. Alkol için olmasa da uyuşturucu kullananların tüketirken tükendiğini düşünüyorum.

Kıyafet.Giyinmek.Hep aynı,hep farklı.Farkı ne?
Birine baktığımda dikkatimi çeken ilk şey.  Giyinmek zorunda olduğumuz kumaş parçaları. Aslında her birimiz farklı giyinmeye çalışırken birbirimizin aynısı oluyoruz. Aynı tarz giyinmek ve arada farklılıklar yapmaya çalışmak bence insanın ruhsal durumuyla ilgili. Sonuç olarak farklı giyinmeye çalışsak da bir kopyalar bütünüyüz.

Sevmek.Vücudu sevmek,ruhu sevmek,olmayanı sevmek...
İnsan çabuk sevebilen bir varlık. Hem vücut hem de ruh açısından. E hep var olanı sevecek değiliz. Bazen olmayan yada varlığından emin olmadığımız şeyleri de sevebiliyoruz bence.

Çift olmak,o çiftten tek yaratmak,kişiliği indirgemek.
Çift olmak güzel de o çiftten tek yaratmayı tehlikeli buluyorum. Önemli olan kişilikleri indirgeyip tek olmak değil barındırdığımız farklılıklarla uyuma ulaşıp tekliği bu şekilde yakalamak bence.

Hayvan yemek.Kanatlı,büyükbaş,küçükbaş...
Her ne kadar onlar için üzülsem de çok lezzetliler.
Bu konuda bir yerde bir yanlışlık var ama nerede bilmiyorum. Ayrıca bu yanlışlık hissi birazdan köfte yiyeceğim gerçeğini değiştirmez.

Bu soruları cevaplamalarını istediğim şahıslara gelirseeek :)
Şeyma (Umut Hikayem)
Persephone
Spot Işığını Arayan Kız
D.S.K.
Plaza Kaşarı
Ruhsuz Atmaca
menen
Titania
Jysra Reçani
Cessie
Atarlı Hatun

Hadi bakalım kolay gele :)

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Plaza Sesi MİM Yapmış :)

Plaza Sesi'ne beni de mimlemeyi unutmadığı için teşekkür ederim :)) Merak ettiği şeyleri içeren bir mim hazırlamış. Bize de cevaplamak düşer :)

Blog ismin neden bu? Özel bir anlamı var mı ki?

Öncelikle beni ifade eden bir blog ismi olmasını istedim. Ama sonra baktım ki isim beğenemiyorum. Böyle giderse ben günlerce açamam bu bloğu dedim.
Genelde benden,hissettiklerimden, yaşamımdan bahsedeceğim bir blog olacağı için önce birinci tekil şahıs olsun dedim.Sonra da amaan neden birinci olacakmış dördüncü olsun dedim :)
Yani üzerinde çok düşünmeden bir anda çıkmış bir isim oldu. Öyle özel bir sebebi yok. Ama seviyorum "Dördüncü Tekil Şahıs"ı :) Benimsedim yani baya :)
mutlulugundibi'ne gelecek olursam, çok mutsuz olduğum bir dönemdi. Tek amacım yeniden mutlu olmaktı. Saniyelik verilmiş bir kararla öyle yazıverdim işte :)

Hayatının en acı olayı ne ki? Ölüm dışında sana ders veren birşey yaşadın mı hiç?
Ölüm ve hastalıktan daha acı birşey hayal bile edemiyorum. Ama şimdi düşününce gerçekten çok iyi dersler çıkardığım ve sevdiğim insanı üzmeme sebep olan bir olay yaşadım. Ve uzun bir süre gerçekten çok çok üzüldüm. Bloğumu açmamın en büyük nedeni de bu mutsuzluğumdu sanırım. Hasta ruhlu bir insanın nelere sebep olabileceğini gördüm. Bu olay bana cesaret konusunda çok iyi dersler verdi. Sevdiğim birinin desteği ne demek çok iyi öğrenmiş oldum. Neyse ki hepsi geride kaldı. Şimdi çok mutluyum.

Yurtdışında görmek istediğin bir yer var mı ?

Bir yer mi ? Bir çok yer var :) Şimdilik aklıma gelenleri yazıp bazılarının da fotoğraflarını ekledim. Öncelikle ilk aklıma gelenler Venedik,St.Petersburg,Santorini ve Mikonos oldu. Buralara ayrı bir sempatim var. Sonraaa..

♣Pink Lake- Avustralya












♣ Rio Maggiore - İtalya










♣Roma Kolezyumu











♣Bora Bora Adası








♣Alsace-Fransa











♣Capilano Asma Köprüsü-Kanada











♣Grand Place-Brüksel













♣Chambord Şatosu-Fransa












♣Tunnel Of Love-Ukrayna
















Çok uzun oldu ama böyle işte :)

Hayatının kitabı ne?
Çok sevdiğim kitaplar oldu ama hayatımın kitabı diyebileceğim bir kitap yok henüz.

Koleksiyonun var mı?Varsa ne?
Yok. Koleksiyonu olan insanlara özenmişimdir hep ama bende olamadı nedense :)

Hangi enstrüman olmak isterdin?
Viyolonsel yada piyano olabilir.

Mimlediklerim...
Kelebenk
D.S.K.
xCoach
Spot Işığını Arayan Kız
Atarlı Hatun
Aylin
Bilal Aydın

10 Temmuz 2014 Perşembe

15 Soruda Duygular Ortaya Çıksın Mimi :)


Sevgili Şeyma beni mimlemiş. Mim delisi olduğumu biliyorsunuz zaten :)

Bu mimi cevaplayanlarda görüp "mimleseler de yapsam yaa" diye geçiyordu içimden. Şeyma bunu hissetti sanırım :) Teşekkür ederim Şeyma'cım :*

1-En çok kırıldığın / İncindiğin kelime ?
"Sen yapma bari" yada "onun kadar olamadın" kelimeler bütünü beni oldum olası sinir etmiştir. Kimseye bunları söylemem. Bana söylenmesinden de hoşlanmam. Eğer sevdiğim biri söylediyse de üzülür ve kırılırım.

2-Herkesin kullandığı bir kelime olur.Ama senin için bir insan olur.O özel insan o kelimeyi kullanınca alınırsın. Ne düşünüyorsun?
Tek bir kelime olarak bunu ifade edemiyorum şu anda. Ama özel bir insan beni olumsuz anlamda başkalarıyla kıyaslayan herhangi bir şey söylediğinde fazlasıyla alınırım. Bu kin duymama sebep olmaz ama asla unutamam söyleneni.
Benim için özel bir insan değilse zaten umrumda olmaz :)

3-Seni en çok duygulandıran şarkı?


Çook uzun zamandır bunu günde belki 10 defa dinliyorum.İlk defa bir şarkıdan hiç bıkmadım. Sesine bayılıyorum ♥♥

4-Daha önce seni bırakan biri geldi. Senden bir şans istedi sen de o şansı verdin. Ama buna rağmen yine bırakıp gitti. Şimdi yine pişman ne yaparsın?
Hmm bu soruya kafa yorasım gelmedi yaa. Hiç sevmedim :) Bazen ikinci bir şansı hakedenler olur. Ama üçüncü şans hakedilir mi bilemiyorum.

5-Nefret mi? Aşk mı ?
Sonuna kadar aşk diyorum :)

6-Birinin kalbini kırdığında nasıl gönlünü alırsın?
Kimin kalbini kırdığıma bağlı :)
Rahat rahat sırnaşıp gönlünü alabileceğim biriyse elimden gelen herşeyi yaparım :) Mesela annemi üzdüysem o bana yüz vermedikçe sarılır öper yanaklarını sıkar ve güldürene kadar da asla bırakmam. O kadar da yapışkanım işte :D
Ama çok yakın olmadığım bir insansa özür dilemekte zorlanabiliyorum bazen. Anlatamadığım utançla karışık bir duygu hissediyorum bu zamanlarda :)
Tabi çok çok büyük bir hata yaptıysam ve bu yüzden kalp kırdıysam özür dilemek boynumun borcu :)

7-Nasıl ağlarsın bağırarak mı? İçine atarak mı?
Bağırarak ağlamam pek. Ağlayamam daha doğrusu :)  Genelde sessiz bir şekilde ağlarım. Hatta bazen sadece gözyaşlarımın aktığı bile olur :)
Zaten en nefret ettiğim şeylerden biri ağlarken teselli edilmektir. Yahu bırakın bir rahat rahat içimi dökeyim değil mi :) Teselli edilince de daha çok ağlama krizine girerim. O yüzden evdeyken bile annem duyup da beni teselli etmeye gelmesin diye sessizce ağlamayı tercih ederim :)

8-En korktuğun şey?
Birincisi sevdiğim birini yada birilerini her ne şekilde olursa olsun kaybetmek. Küslük,kırgınlık da buna dahil. Sevdiğim insanları kırmaktan da çok korkuyorum.
İkincisi işimle ilgili çok büyük bir hata yapıp birinin hayatında kötü bir olaya sebep olmaktan korkuyorum bu aralar. Böyle bir kaç olay yaşayanları gördüm ve korkuyorum :( Belki doktor değilim, sağlık söz konusu değil ama insanlar haklarını, hukuki problemlerini bize emanet ediyorlar sonuçta. Yani dolaylı yoldan ruh sağlığını emanet etmiş oluyorlar. Ve ben işimi iyi yapamayıp vicdanımın beni rahatsız etmesinden korkuyorum.

9-Ruhun sıkıldığında ne yapmayı seversin?Kendini nasıl sakinleştirirsin?
Genelde Serkan'la buluşmak yada en azından telefonda konuşmak bile içimi rahatlatıyor ruhum sıkıldığı zamanlarda. Zaten o da sesimi duyduğu gibi anlıyor bir sorun olduğunu. Ses tonum düzelene kadar da elinden geleni yapıyor kıyamam :)
Bazen de kitap okumak çare olabiliyor. Aklımı başka bir yere yönlendirmek iyi geliyor. Yada kendimi hiç yormam ve yatıp uyurum saatlerce :)

10-Bazen kızılmasından hoşlanırsın. Peki en çok ne için kızılmasından hoşlanırsın?
Bazen Serkan'la buluşacağımız zaman dediğimiz saatte hazır olamıyorum. Biraz beklemek zorunda kalıyor. O zaman söylenip durmaya başladığında çok eğleniyorum :D

11-Şiir/müzik/öykü/deneme?
Müzik olmazsa olmazım ve ilk tercihim.
Her ne kadar çok sık okumasam da şiir ve denemeden önce de öykü gelir benim için.

12-En son ne için ağladın?
Şu an sebebini hatırlayamıyorum. Çünkü o kadar saçmaydı ki. Hatırlasam bile buraya yazmazdım büyük ihtimalle :D Malum bayanlar dönemsel zamanlarda saçmasapan şeyler için ağlayabilirler değil mi ? :))
Of nefret ediyorum bu sulugözlü halimden :)

13-Birinde hemen etkilendiğin özellik?
Beni "hemen" etkileyen bir özellik hiç olmadı sanırım ya. Aklıma bir şey gelmedi :)

14-Dayanamadığın şey?
Olur olmaz herşeye akıl vermeye kalkan, her durumda kendini söz sahibi sayan ve en iyi ben bilirim tavrında olan, buna rağmen kendi hayatındaki hataları kusurları görmezden gelen, herşeye burnunu sokmayı huy edinmiş insan müsveddelerine dayanamıyorum.

15-En sevdiğin duygu?
Serkan'la tam 10 ayı doldurmamıza rağmen ne zaman buluşacak olsak ben aynı heyecanı her zaman hissediyorum :) Bu duyguyu çok seviyorum sanırım.
Onun için özel olduğumu hissettirmesi de en en sevdiklerimden :)


Mimlediklerime Gelinceee :)


9 Temmuz 2014 Çarşamba

5 Kelime Mimi

Mime başlamadan önce kelimelerin bana ifade ettiği renkleri seçtim ve inanın bunu yaparken çok zorlandım :) Of  benim bu takıntılarım :) 

Narkoz beni mimlemiş ve kendi cevapları o kadar güzel ki. Benim cevaplarımdan sonra onunkileri okusanız travma geçirebilirsiniz,of bu ne yiaaa iğrenç yazmış Dördüncü Tekil diye aklınızdan geçerse valla darılırım :D Narkoza teşekkür edip başlıyorum...

-AŞK-

İnsana her duygunun "en"ini yaşatan histir bence. Bir anda dünyanın "en mutlusu" "en şanslısı" "en huzurlusu" olabilirken bir anda her şey tersine döner ve dünyanın "en mutsuzu" da olabiliriz. Bence aşk dünyadaki "en tehlikeli" histir. Serkan bana "hayatımdaki en tehlikeli varlıksın" demişti. Uzunca bir süre kaldıramamıştım bu cümleyi :) Ama düşününce her çift biribiri için hem "en değerli" hem de "en tehlikeli varlık" sanırım.

Aşkın yarattığı en güzel duyguysa birine ait olduğunu hissetmek ve onun da sana ait olduğunu bilmek.

 Bazen de aşk "gerçek" olanına ulaştığımızda daha öncekilerin ne olduğuna anlam veremeyişimize sebep olan duygudur. (Aşk buysa öncekiler neydi lan? diyebilmek de mümkün yani.)

Şıpsevdi sakız şeysileri gibi olmadı mı bu? :))

Bak buna bayıldım işte =)

Bir resim daha var ama biraz ayıp :D  olduğu için onu paylaşıp paylaşmamakta kararsız kaldım. Ben çok komik buldum dayanamıyorum sanırım :D Ama bu güzelim soruyu o resimle mahvetmek istemiyorum o yüzden onu yazının eeenn sonuna koyuyorum :))

***  

-HAYAT-



Bazen "neden ben" yada "keşke" diyerek isyan ettiğimiz bazen de "iyi ki"diye şükrettiğimiz iki ucu b*klu değnek olsa gerek. Keyfine göre hareket eden bazen iyi bazen kötü olabilen birşeydir işte. Ama ne olursa olsun güzeldir.

***

-UMUT-




İnsanın hayatından keyif alarak yaşayabilmesi için hiç kaybetmemesi gereken histir. Gerçekleşen umutların yerine bir yenisini eklemek gerekir.

***

-ACI-




Bazen kendimizin bazen de başkalarının sebep olduğu acınası ve salya sümük ağlanası bir duygudur. Ama kimi zamanda ders çıkarılasıdır. Arada beterin beteri var diyerek o acıya şükrettiğimiz bile olur. Zamanla geçmeyen ama zor da olsa alışılan birşeydir. Şiddetine bağlı olarak unutulduğu bile olur.

***
-GÜLMEK-



Ömür boyu kaybedilmemesi gereken bir yetenek. İçten ve samimi gülüşlere sebep olacak anılar ve insanlar biriktirmek gerek. Bir de bunun içten olmayanı vardır ki hiç hazetmem kendisinden. Çünkü hiçbir insanın suratına yakışmıyor.

***



Yaaa aşk olsun ama okuduğun gibi en sona bak diye mi buraya koyduk bu resmi. Ne işe yaradı şimdi ? :D
Ayy utandım :D Benim mim cevabım bol resimli mi oldu ne :) Neyse gittim ben :))

***

Mimlediklerimi yazmayı unuttuuum :) Hemen yazayım bari.

Mor Rimel
maya
butterfly'ınız
Mien
gizlikimlik yani aşye e. :)
D.S.K.

1 Temmuz 2014 Salı

Gecenin 2.Mimi :)

Reenkarnasyon miminden sonra yoruldum sanırım. Karnım da acıktı vallahi. Kalktım bir tost yaptım yedim içtim yine döndüm sahalara :)

GRİ LADYden gelen bu mimi de yapıp öyle uyumalıyım. Yoksa içim rahat etmez vallahi :) Sevgilimden Son Mektup kitabının yorumunu da yarına bırakıyorum artık. Çünkü uykular fena geldi :)



1-Blog yazmak sana neler kazandırdı?
Öncelikle çok iyi ve ilgili insanlar tanıdım. Bir çok kişinin yazdıklarını okumak, olaylara biraz da başkalarının bakış açısından bakabilmeyi öğrendim. En önemlisi de birbirimizden öğrenebileceğimiz ne çok şey olduğunu fark ettim. Blog benim için bir arkadaş haline geldi sanırım. Yazmadan okumadan yorum yapmadan rahat edemiyorum ve gerçekten iyi ki de bir blog açmayı kafaya koymuşum diyorum. Keşke daha önceden başlasaymışım.Sıkılacağımı da düşünmüyorum hiç bir zaman. Ama neyse ben yine de büyük konuşmayayım. Azıcık boşlarsam bu yazıyı önüme koyarsınız yoksa :)

2-Ne tür kitaplar ve filmlerden hoşlanırsın?
Kitaplarda uzun bir süredir duygusal aşk meşk olaylarını tercih ediyorum :) Özellikle de okul bittiğinden beri ağır şeyler okuyasım yok.
Filmlere gelince beni sıkmadıktan sonra her tür filmi izleyebilirim. Ama bilim kurgu falan pek bir uzak bana :)

3-Tekrar tekrar okuduğun bir kitabın var mı?
Bir kitabı tekrar tekrar okuduğum olmadı. Ama bir ara Suç ve Ceza'yı tekrar okumak istiyorum.

4-Seni tanımlayan en iyi beş kelime ?
Dağınık/Aşık/Sulu Göz (Bu iki kelime oldu ama çaktırma :))/Hassas/Üşengeç(Bazen:))

5-Okumaktan en çok keyif aldığın blog içeriği hangisidir? Kişisel-moda-yemek-teknoloji ?
Kişisel olsun, özel hayat olsun başka da bir şey istemem :D

Mimi paslayıp cumburlop yatağa girmek istiyorum. Vee mimliyorum...

Dr.coffee
çokomel
Kelebenk
böğürtlenlim
Ferhat

Karnım tok sırtım pek artık uyku vakti :) Tatlı uykular hepinize :)

30 Haziran 2014 Pazartesi

Reenkarnasyon MİMİ (Bolca Kafa Karışıklığı İçerir)

xCoacha kendimi zorla mimlettim :) Bir mime böyle zorla sahip olunur :D
Mimin konusu başlıktan da anlaşıldığı üzere reenkarnasyon. Şimdi önce şu soruyu soruyorum kendime reenkarnasyona inanıyor muyum? Aslında inanmayı çok istiyorum. Ama beni inandıracak yeterli delile ulaşamadım henüz :) Yani daha önce başka bir hayatım olmuş gibi hissetmiyorum. Ama nedense ölmek ve bir anda dünyadan silinip gitmek bana anlamsız geliyor. Bence bir şekilde devam etmeli. Böyle bitemeez :) Ama işte buna da tam anlamıyla reenkarnasyona inanıyorum denilemez.  Cennet,cehennem,ahiret hayatına gelirsek açıkçası onlarla da bir bağ yok aramda inanç olarak.

O yüzden reenkarnasyona inanmak isteme çabalarım doğrultusunda cevaplar vereceğim biraz. Ayrıca tek tek kimseyi mimlemeyeceğim. Konusu dikkatini çeken, bu konudaki fikirlerini paylaşmak isteyen herkes mimlendi! :)

*Bunda yada başka bir dünyada birden fazla kez yaşadığına inanıyor musun?
Yukarda da söylediğim gibi inanmayı çok istiyorum. Birden fazla kez yaşadığım hissine hiç kapılmadım. Ama umarım  bu dünyadan defolup gittikten sonra hangi dünyada olursa olsun tekrar bir yaşamım olur :) Yani en azından böyle hayal ediyorum.

*Buna seni inandıran şey nedir?
Maalesef henüz inancını sağlayabilecek bir şey edinemedi bu bünye :( Anlayacağınız benimki inançtan çok bir hayal gibi.

*Buna seni inandırmayan şey nedir?
İnandırmayan şeeeyyy,hmmm.. Sanırım daha önce başka bir dünyada yada burada yaşamışım hissine kapılmayışım. Yada etrafımda benim en az bir kere başka bir yaşamım oldu diyen ve bunu ispatlayan kimsenin olmayışı...

*Senin düşüncene göre neden birden fazla kez dünya denilen ve gezegen olarak tanımlanan yerlere geliyoruz?
Bu konuda biraz kararsız olduğum anlaşıldı zaten :) O yüzden hem aşağıdaki soruyu hem de bunu cevaplayacağım.  Reenkarnasyona inanmak istiyorum çünkü sonsuza kadar yok olup gideceksek bu hiç hoş değil :) Yapamadığım ama yapmak istediğim bir sürü şey bırakmak istemiyorum geride. Yani birden çok yaşamımız olacaksa bunun sebebi bu olmalı bence.

*Senin düşüncene göre dünya denilen ve gezegen olarak tanımlanan yere yalnızca bir kez geliyoruz?
Yalnızca bir kez dünyaya gelme fikrine gerçekten alışamıyorum :( Bunun sebebini bulamıyorum henüz. Umarım gerçek bu değildir :)

*İçinde bulunduğumuz ve henüz sınırları tam olarak kesinleştirilememiş boşluk içinde yaşadığın gezegenden başkasında da yaşam olduğuna ve orada yaşamış olma ihtimalini nasıl değerlendiriyorsun?
Başka bir gezegende yaşam olduğuna inanmıyorum şu anda. Ama olamaz da demiyorum. Bence bir gün mümkün olabilir. Başka bir gezegende yaşamış olma ihtimali gerçekten kulağa heyecanlı ve hoş geliyor :)

*Dünyaya gelmemizdeki amaç ne, neden dünyaya geliyoruz halihazırda gelmişken neden tekrar ölüyoruz?
Dünyaya gelmemizdeki amaç yaratıcının ideal varlıklara ulaşma isteği diye düşünüyorum bazen. Deneme yanılma yöntemi yani :) Ama neden varlıklarda sürekli aynı üretim hatalarının tekrarlandığına aklım ermiyor bir türlü :) Ölmek mi? Ölmek deme yaa pff. Sanırım bu olmadı ya deyip geri alıyor bizi yaratıcı :) Yada bizden sıkılıp yenilerine yer açıyor bilemiyorum.

*Çevresel yaşam içindeki rolümüz sence ne ve rolümüzün dışında neler yapıyoruz?
Bence rolümüz en büyük değişimi sağlamak. Ve dünyanın gelişiminde yada gerileyişinde araç olmak.
Rolümüzün dışında da bolca gülüyoruz, ağlıyoruz, aşık oluyoruz ve nefret ediyoruz :)

*Tamamen sana bağlı olarak eğer bunda yada herhangi başka herhangi bir gezegen üzerinde birden fazla kez yaşadıysak hep ekolojik piramidin en tepesinde tanımlanan insan formunda mıydık yoksa yalnızca maddesel/kütlesel halde şimdi cansız olarak tanımlanan varlıklar veya hayvanlar da olmuş muyuzdur?
Eğer daha önce herhangi bir gezegende yaşadıysam ve farkında değilsem :) yada ilerde yaşayacaksam bence cansız varlık yada bir hayvan olarak yaşamış olma veya yaşama ihtimalim de var tabi ki. Neden sadece insan olalım ki? Ama her zaman insan olmayı dilerdim :)

*Eğer hep insan olduğunu düşünüyorsan neden insandın, insandan farklı canlı yada cansız bir varlıksan seni farklı biçimlerde herhangi bir derecedeki yaşam alanlarına bırakmalarının sebebi ne olabilir?
Hep insan olma fikri bana pek yakın gelmiyor. Sebebi ne derseniz sadece hislerim :) 

*Hangi formda yeniden bir gezegende var olacağımıza kim nasıl karar veriyor?
Yaratıcı. Bu yaratıcı kim derseniz herkese göre değişen evren,tanrı,allah, doğa yada başka herhangi bir güç. Ne olduğunun ne önemi var ki ? Sonuçta bir yaratıcı var ve o karar veriyor. Nasıl mı? Bilemiyorum ilk fırsatta sormak isterim :)

*Geçmiş yaşamlarının birinde kendini hangi şekildeki bir varlık olarak görmek isterdin?
Sanırım yine insan olmayı dilerdim. Zira cansız varlık olmak oldukça sıkıcı. Ve sürekli kullanılmak da bunaltıcı olabilir :) Hayvan olmayı istemezdim sanırım. Olduysam yada olacaksam da umarım asil bir hayvan tercih edilmiştir yada edilecektir :)

*Geçmişte bir yerlerde sence hangi şekildeydin?
Dediğim gibi böyle bir hisse kapılmadım hiç. Ama geçmişte bir yerlerde olduysam da insan olmuşumdur umarım. Özellikle de mutlu bir insan :)

*Hiç geçmiş yaşamındaki benliğin ile iletişim kurmaya çalıştın mı?
Tam anlamıyla bir inanca sahip olmadığım için uğraşmadım. Ama inancım olsa bile iletişim kurmaya çalışmanın sağlıklı olabileceğini düşünmüyorum. Aksi halde tırlatmak yakındır :)

*Birden fazla kez yaşadığını bilmek seni heyecanlandırır mıydı, kaygılandırır mıydı, endişelendirir miydi yada ne yapardı, neden?
Sanırım çok heyecanlanırdım ve deli gibi merak ederdim :) Çünkü başka bir şekilde ve başka bir yerde bulunmuş olmak, başka bir yaşama daha sahip olmak merak edecek bir sürü şey barındırıyor. Neden o şekilde yaratıldığım yada nasıl bir hayatım olduğu gibi vs.

*Yalnızca bir hayatın olduğunu ve onu da yaşayıp bitirdikten sonra karanlığın içinde sonsuza dek uyuyacağın gerçeği ile yüzleşmek seni nasıl etkilerdi, neden?
Etkiliyor zaten. Çok korkunç bir fikir bence. Sonsuza dek yok olmak ve yerini bir başkalarının alması, unutulmak hiç adil değil :) Bu hayata gelmenin ve yaratılmanın bir sürekliliği olmalıı :)

*Beden olarak tanımladığımız yapı işlevini yitirdiğinde ve öldüğümüzde sence nereye gidiyoruz?
Hiçbir fikrim yok. Hem de hiç !  Umarım başka bir bedende yada şekilde başka bir hayata kavuşuyoruzdur.

*Reenkarnasyonu dillendirmek, varlığına inanmak yada varlığını açık şekilde savunmanın günah olduğunu düşünüyor musun? 
Sorgulamak, biraz kurcalamak, düşünmek neden günah olsun ki? Dünyada bir sürü eziyet ve kötülük kol geziyorken günah sırası buna gelmemeli bence.

*İnanmayı seçtiğin din bu konuda neler söylüyor?
İnanmayı seçtiğim din konusunda da bazı kafa karışıklıkları yaşıyorum aslında. Ben sadece bir yaratıcı olduğuna inanıyorum. Bu nedir dediğimde de bilmiyorum cevabını alıyorum. Ama her neyse (doğa,evren,tanrı,allah ....) ben onun adını Allah koydum. Ve her gün şükredip herkes için dua etmekten geri kalmıyorum. Tek amacım iyi bir insan olmak. "İnsan olabilmek" Dinlerden ve dinlerin gerektirdiği şekli şeylerden, ibadetlerden biraz uzağım anlayacağınız. Ama her tür inanca da saygım var. İnsan kendini nasıl huzurlu hissediyorsa ona inanmalı. Kimseyi inancıyla yargılamam. Herkesin kendi bileceği iş. Ama bir yandan da hergün ağzından Allah lafını düşürmeyip namaz kılan, ramazanda oruçluyken bile milletin dedikodusunu yapan ve bana akıl vermeye çalışan insanları gördükçe de o yapılan ibadetlerin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. En azından onlar için. Yapmayın o zaman kardeşim :)
İşte böyle inanmayı seçtiğim din şudur diyemesem de ben bu düşüncelerimle mutluyum. Ve benim inancıma göre ise günah olan tek şey tüm evren ve canlılar için kötülüğü istemek ve kötülüğü düşünmek.

Kafanızı şişirmedim umarım :) Biraz öyle olsa böyle olsa, bol umarımlı hayalli bir mim cevabı oldu ama olsun. Kafam karışık biraz :)
Yaptığım en ilginç mim oldu sanırım. Sevdim. xCoach teşekkürler güzel sorular için :) Ama ben senin cevaplarını da çok merak ediyorum. Yapar mısın ki acaba ?? :)