John Green kimilerine göre içten ve doğal yazan, okurken insanı güldüren bir yazar(mış). Bana ise hiçbirşey ifade etmiyor.Hiçbiryerinde gülmedim.Hatta gülümsemedim. Yani neredeyse kendimde bir anormallik olduğunu düşüneceğim. 3 kitabını okudum ve ikisini ite kaka bitirdim.Sadece "Aynı Yıldızın Altında" fena değildi.Çabuk okudum yani.Ama yine de ayılıp bayılmadım romana.Filmini de izlemek istiyorum bir ara.
Neyse sonuç olarak bu okuduğum son John Green kitabı olacak.Şansımı fazlasıyla zorladım ve artık bu yazarı sevme ihtimalimin olmadığına eminim. Yine de kitap yorumumu yazmadan geçmek istemedim.
Colin üstünzekalı bir çocuk, fazlasıyla sorumluluk sahibi ve kendini öğrenmeye adamış biri. Katherine isimli kızlar tarafından tam 19 kere terk ediliyor. 19. Katherine tarafından terk edildiğinde hem bu aşk acısını unutmak hem de kafa dağıtmak için arkadaşı Hasan ile birlikte bir yolculuğa çıkıyorlar.Yolları Gutshot kasabasına düşüyor ve orada Lindsey adında bir kızla tanışıyorlar.Lindsey'in annesi onlara iş teklif edince orada kalmaya karar veriyorlar.
Bu sırada Colin yaratacağı formülle tüm ilişkilerin geleceğini hesaplamak için çalışmalar yapıyor.Formülün adı da Katherine öngürülebilirliği. Katherinelerle olan ilişkilerini kullanarak bu formülü geliştirmeye çalışıyor. Bu formüllerle ilgili matematiksel veriler ve grafikler de yer alıyor kitapta.
Kendimi bulduğum cümlelere gelince;
"Birilerini kazanma riskinin yanlış insanları da seçme ihtimalinde yattığını farketmişti."
"Bir süre önce insanların seni sevmesini sağlamanın en iyi yolunun onları çok sevmemek olduğunu öğrendim o kadar."
"Ve hikayeden çıkarilacak ders şu ki neler olduğunu hatırlamıyorsun. Hatırladığın şey gerçekleşen şey haline geliyor.Ve hikayenin ikinci dersi de, tabii bir hikayede birden çok ders olabiliyorsa, Terk Edenlerin tabiatları gereği Terk Edilenlerden daha kötü olmadığı. Terk etmek sana yapılan birşey değil,seninle olan birşey."
Bana birşey ifade etmeyen,oldukça sıkıcı bir kitaptı. Sizi soğutmak istemem ama yalan da söylemem şimdi :D







