tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2014 Salı

Başlıklardan Hiç Hoşlanmam :P

Bugün yerimden hiç kalkmadım desem doğru söylemiş olabilirim. Bir tek öğle yemeğinde ayrıldım koltuktan. Artık oturan yerlerim sızım sızım sızlamaya başladı sanırım. İşten çıktığımda yürüyememekten korkuyorum. Yürümeyi unutmuş olabilir miyim acaba? Yok artık :D

Her açıdan değişikliğe ihtiyacım olduğu o kadar bariz ki. İçimden bir ses kükreye kükreye bunu bağırıyor. Ben de ona küfredip "sus lan otur yerine" diyorum :D Saçımı bile kestiresim varsa evet benim değişikliğe ihtiyacım var demek oluyor bu.

Neyse çok şikayet etmeyeyim tatilime 26 gün kaldı şurada. Geri sayım başladı yehhuu :)

Ablamla yiğenim bizde. Kendime ayıracak bir dakikam bile yok. İşten eve gidiyorum sürekli benden birşeyler isteniyor. Akşama oraya gidelim buraya gidelim. Durmadan bana sorulmadan yapılan planlara dahil olmak zorunda kalıyorum. Kimseyi kıramıyorum yaa off melek gibiyim kahretsin :D

Bakalım bu akşam nerede alacağız soluğu? Dün eve gittiğimde yiğenim yine "of sıkıldım ben nereye gitsek dışarı mı çıksak" triplerine başladı. Ergen işte. Hiçbirşeyden memnun olmuyor ki. Alıp Paris'e götürsen orada da sıkılır yeminle. Önce herkes "yok çıkmayalım bu akşam balkon sefası yapalım" dedi. Saat 10a gelirken birden ayaklanıverdiler. E bana da kalkıp hazırlanmak düştü. Karşı gelmek ne mümkün ergen hanımefendiye. Sonra onun suratını mı çekeyim :)

Zaten laptopunu da getirmemiş. Bu yaştan sonra bilgisayar kavgası yaptırtacaklar bana. Neredeyse "ama sıra bendeydi yaa" diye isyan etmek üzereyim. Hiç de anlamam ki bu tür kavgalardan. Bilgisayarımı hep tek başıma kullandım :) Laptopuma dokunmayalı günler oldu. Çünkü Güneşi beklerken diye salak bir ergen dizisi var ya. Heh işte koca gün internetten onu izliyor oturup. Günde kaç bölüm izlediğini tahmin edemiyorum. Oradaki Kerem'i görünce ağzının suyu akıyor da.

Evde televizyonun yüzüne bile bakmayan benim gibiler için laptopsuzluk ne zormuş meğer. Köşesindeki kırmızı oje lekemi görmeyi bile özledim. İlk defa şu akıllı telefonlar için şükrettim diyebilirim.O da olmasa fıttıracakmışım yani.

Bugün blog açtığım için bir kez daha mutlu hissettim kendimi. Daha önceden ne yapıyormuşum ben ya ? Hiç hatırlamıyorum valla bak. Sanki blogla çıkmışım anamın karnından.

Az önce Deep'in verdiği son ödülleri gördüm. O kadar çok blog linki koymuş ki dayanamadım. Hepsine tıklayıp beğendiklerimi gözüme hoş ve takip edilesi gelenleri takip etmeye başladım. Kendime geldiğimde gözlerim çift görür gibiydi, midem bulanıyordu ve kusasım vardı. Çünkü o kadar çok blog var ki keşke yarıya bölseydim :D Ve Deep'i bir kez daha tebrik edesim geldi sabrından dolayı :) Tebriklerimi yolluyorum buradan :)

Ayrıca bu aralar farkediyorum ki takip edilesi blog görünüm tercihlerim varmış benim. Neymiş bunlar derseniz. Bunu kelimelerle ifade edemem. Anlık bir his sadece. Bazıları o kadar itici geliyor ki hemen uzaklaşmak istiyorum oradan. Zaten öylelerini de takip etmiyorum. İçim daralıyor. Okuyamıyorum. Şimdi "ayy ne ukala" dediğinizi duyar gibiyim :D Ama öyle bence herkesin böyle tercihleri vardır. Herkes her bloğu okumuyor sonuçta. Benimki çok mu güzel yoo hiç de değil :) Ama sevmeyenler de okumuyordur yani.Çok normal birşey.

Barolar Birliği'nden kargo gelmiş eve. Az önce ablam aradı. Kitap göndermişler. Ne kadar düşünceliler aman allahım.Bizim talebimiz olmadan kargolar geliyor eve :D Aynı kanunlardan sayısız tane var elimde. Umarım kanun değildir yine. 

Artık tatil için alışveriş yapmak istiyorum ya. Kabinde denemek için sayısız etek elbise şort alıp kabinin içinde debelenmek istiyorum. Büyük ihtimalle de bana eşlik edecek olan ablama güzel mi nasıl durdu yakıştı mı diye işkenceler yapmak istiyorum. Of çok güzel ya :D

Neyse çok zırvaladım. Gidiyorum ben :)

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Daldan Dala Karalamaca


Unutmadan teşekkür ederek başlıyorum bu yazıya :) Sevgili Deep ve Loretta'ya en samimi blog ödülü için teşekkür ederim :) Mutlu oluyorum böyle şeyler yazıldıkça :)

Sonracığıma Hayal Gemisi ayşe e. vardı ya. Bir ara ortadan kayboldu sandık. Ama yeni bir bloğu var artık.Beni takibe aldığında o bloğun ona ait olduğunu bilmiyordum. Yumiyum'un yazısında öğrendim :) Son yazısına ulaşmaya çalıştığımda blog kaldırıldı yazısıyla karşılaştığımda üzülmüştüm. Severek okuduğum bloggerlardandı çünkü. Neyse ki kaybolmamış :) Belki haberi olmayanlarınız vardır. Yeni bloğu işte burada.

Hmm başka özellikle söylemek istediğim birşey yoktu sanırım :) Peki o zaman geliyorum asıl konuya.

Yemek yapmaktan hiç anlamayan çünkü daha önce hiç denememiş olan ben yemek yapmaya başladım. Hem de kaç gündür bir bilseniz :) Annem anneanneme temizlik yapmaya gidiyor günlerdir. C.tesi de birlikte temizlik yaptık eve geldiğimde parmak uçlarıma kadar her yerim ağrıyordu yeminle :) E annecik evde olmayınca da oruçlu olan bir babacık için herşeyi denemeye değer dedim ve yemek yapmaya başladım :) Tabi asıl bahane tatil de neyse çaktırmayın siz. 

1 ay içinde  bazı yemekleri çok iyi yapabilmem lazım. Serkan'ın yanında elim ayağıma dolaşmamalı mutfakta :) Tatil planımızda bir aksilik çıkacak diye ödüm patlıyor ya.  Serkan dün gidip yazlığı da gördü. Bana da çektiği fotoğrafları gönderdi. İçim çok rahat şimdi :)

Pilavı tutturmak zor derler ya. O yüzden her akşam yemeğin yanında pilav denemesi yapıyorum :D Annem yeter artık her akşam her akşam içimiz dışımız pilav oldu diye söyleniyor. Babam güzel olmuş deyince çekemedi tabi benim pilavımı :P Ama gerçekten de güzel olmuştu, mütevazi olamam şimdi :)

Eve gelince yemek bulaşık çamaşır derken mahvoluyorum vallahi. Annemi 23 yaşımda anlayabildim çok şükür :D

Bu aralar bloglarda bir durgunluk mu var bana mı öyle geliyor? Başka zaman olsa okumaya yorum yapmaya yetişemezdim. Her dakika yeni bir yazı olurdu. Ama bu ara çok durgun sanki. Yada ben öncekine göre daha sık girmeye başlamış da olabilirim.

Sonunda en yakın arkadaşlarımın okulları kapandı da döndüler buraya. Bir tanesi zatürre olmuş kıyamam :( Of önceden ne güzel istediğim zaman giderdim onlara. Onlar da bize gelirdi. Ama şimdi iş güç bir haftasonuna bağlı herşey. Ne sıkıcııı :)

İşten geldikten sonra çok sıkılıyorum yaa. Bazen gerçekten sıkıntıdan avazım çıktığı kadar bağırasım geliyor. Artık internette de kendime bir uğraş bulamaz oldum. Bloğa bakıp çıkıyorum sürekli. Google bile çare olamıyor bu aralar. Bir tavsiyesi olan var mı ki acaba bu konuda ? :)

Ne kadar daldan dala bir yazı oldu değil mi?  :)

Neyse gittim ben daha pilav yapıciiiimm :D



1 Temmuz 2014 Salı

Veee Tatil Planı Hazııırr :) Deniz,Kum,Güneş Ollaalaaa :)



Sonsuz'la tatil planımız netleşti sonunda. Erikli'de yazlık kiralandı ve tarih de belli olduu :) Böylece oturduğumuz yere de yakın oldu. Gidip gelirken uzun yol çekmek yok. 11 Ağustos'ta gidiyoruz 18'inde de dönüyoruz. Koca bir hafta yihhuuu :)

Kaç gündür ne zaman netleşecek diye içim içimi yiyordu. Artık rahat rahat bavula dolduracağım şeyleri düşünebilirim :)

Gitmeden birkaç çeşit yemek yapmayı öğreneyim de bari o Ağustos sıcağında pizza,hamburger,pide,kebap yemekten içimiz şişmesin :D Yoksa orada bir beden büyük yeni bir bikini aramak zorunda kalabilirim sanırım :)

Ayy nasıl mutluyum. Haberi aldım hemen buraya koştum valla. Sevinç çığlıkları atasım var. Haftada bir bazen de 2 gün görüşebilen biz bildiğin koca biiir haftayı birlikte geçireceğiz. Bundan güzel bir şey olamaz :) Daha bir buçuk ay var yaa ooff :)Bir an önce gidip denize girdiğimde "başta soğuk geliyo ama girince alışıyosun" cümlesini sarf etmek istiyorum :D  Hayatımın en güzel tatili olacak kesinlikle.

Aa gelmişken size menekşelerimin fotoğrafını da göstereyim bari. Pembe olan yaşıyor da mor olan sizlere ömür sanırım. Hiç çiçeği yok o kadar da dikkat ettim, özen gösterdim ama olmadı :( Sonsuz'a sakın annene söyleme dedim :D O da olmadı internetten bir menekşe fotoğrafı buluruz photoshoplu dedi :D



Ayy şunun tipine bakın yaa kıyamam. Kel kel kaldı resmen. Ama elimden gelen herşeyi yaptım yaşatmak için vallahi bak :) Ömrü bu kadarmış ne yapalım :D

Neyse mutluluğumu paylaştım. Şimdi de gidip annemle balkon keyfi yapayım biraz.

İyi geceleer :)




24 Haziran 2014 Salı

Ah blogger ahh!

Tam bir sorunu atlattık diyoruz bir yenisini çıkarıyorlar başımıza. Takip ettiğim bütün blogları bloglovine taşıyayım dedim ama onu da yapamadım. Ayarlar kısmından import blogs seçeneğine tıkladığımda google reader seçeneği çıkmıyor çünkü :(

Google Reader users: Upload the subscriptions.xml file. 
Learn more about exporting at http://support.google.com/reader/answer/3028851

İşte tam olarak bu yazıyor. Olmadı yani olduramadım :) Sanırım artık feedly kullanma zamanı geldi.
Ve içimden bir ses bu problem çözülmeyecek diyor :(

Bu arada dün akşam Sonsuz'la çok güzel bir kaç saat geçirdik. Birlikte yemek yedik. Acı acı bir urfa yemişim ki sormayın :D

Sonra tavla oynadık ve maalesef ki yenildim. Hem de çok acı bir şekilde :) Hep şımarıklığımdan oluyor. Bir kere yenince bir rahatlık geliyor bana abuk subuk umursamadan oynamaya başlıyorum :)

Evden çıkmadan önce annemi aradım "Ben dışarı çıkıyorum Sonsuz'la, geç kalmam" gibi bir şeyler söyledim. Sonsuz beni aldıktan sonra yine aradım. Annem "Arabaya nerede bineceksin baban bahçededir dikkat et" deyince " ben bindim ki " dedim ve Sonsuzla aynı anda kahkahayı bastık :) (Ve evet babam bahçedeydi :)) Annem güldüğümüzü de duydu tabi. "Nedir benim sizden çektiğim hep yalan söylemek zorunda kalıyorum babana. Bir de gülüyorsunuz" dedi eve gelince :) Zavallım ya 3 kız büyütmek ne zor. Hepsinde ayrı yalan dolan :D Hep bizi idare etmek zorunda kalıyor. Ama ne yapayım babam bizi teşvik ediyor buna. Bu kadar kıskanç olmasaymış. Adam sadece sen evlenmek istediğinde öğreneyim sevgilin olduğunu bilmek istemiyorum dedi bana. Ne yapabilirim :)

Beni eve bıraktı sonra. Bütün gece kendimi çok yalnız hissettim bir anda :) Eve gittiğinde annesiyle babası hep beni sormuşlar. Nasıl mutlu oluyorum böyle söylediği zaman :) Menekşelerim şimdilik hayattalar :) Üzerinde tomurcuklar var ama daha pek açmadılar. Umarım rengarenk hallerini görmeden öldürmem onları :)

Bir de teşekkür etmem lazım şimdi. Myna bana ödül vermiş. "En Güzel Yazan Blog Ödülü" aldım nabeeeer :) Çok teşekkür ederim Myna'ya :*

Şu adli tatil gelse de ben de Sonsuzla tatile gitsem yeaaa pfff :)

23 Haziran 2014 Pazartesi

Hayata Dönen 4.TŞ :)

Geçen gün yazdığım bolca depresyon ve bunalım kokan yazımdan sonra daha normal bir şekilde buralardayım :) Gerçekten de depresyona ramak kala ucundan kıyısından dönüverdim hemen. Çok kızıyorum kendime çok... İnsanların o kadar zor problemleri var ki, çaresi olmayan... Ben de ufacık şeyleri kafamda büyütüp büyütüp depresyona sokmaya çalışıyorum kendimi.Kendime yaptıklarımla da kalmıyorum tabi. Aynı zamanda etrafımdakileri ve özellikle de Sonsuz'u duygusal işkenceye maruz bırakıyorum :)
Ama şimdi gayet iyiyim. Ufak bir psikolojik patlama yaşadım sanırım.Ve galiba biraz da değişikliğe ihtiyacım var. Farklı birşeyler yapmaya... 

Sonsuzla tatil planları yapmaya başladık. Tabi izin konusunda problem yaşamazsak. Erikli'ye gitmeyi düşünüyoruz Ağustos gibi. Benim için en güzel değişiklik de bu olacak galiba. 

Bu akşam da kutlayacak bir şey bulduk kendimize. Birlikte yemek falan yeriz. Sonra belki onu tavlada yenerim yine :P En son 5-1 yenmiştim de ayıptır söylemesi :) Yenildiği zamanki surat ifadesine bayılıyorum :)

Dün de buluştuk. Sabah 10 da :) Kahvaltı yaptık birlikte. Birazcık gergin bir buluşma oldu ama sonra düzelttik durumu. Bu aralar ikimizde de bir sinir hali var ki sormayın. Giderken suratımız asıktı. Yarım saatlik yol boyunca hiç konuşmadık. Dönerken de gülmediğimiz an yoktu sanırım :) Sonra kendimizle dalga geçtik bir gidişimize bak bir de dönüşümüze diye :)

Neyse ki tartışmalarımız pek uzun sürmüyor. Hemen tatlıya bağlıyoruz. Sonra da dalga geçiyoruz o halimizle :)

Evde de vakit geçirebileceğim farklı birşeyler olsun istiyorum. Ama ne gibi derseniz henüz bir fikrim yok. Sadece farklı olsun işte banane :)

Bir ara gidip kendime bir sürü parçalık puzzle alayım. Ne zamandır uğraşmıyorum. Vakit geçer hiç olmazsa. Bir de geçen sene İngilizce kursuna gitmiştim 3 kur. Ama okul bitince yarıda kaldı tabi. O zamandan beri de İngilizce tamamen çıktı aklımdan. Biraz daha üzerine düşmeliyim boş zamanlarımda. (Boş zamandan bol bir şey yok ama çaktırmayın şimdi :))

Hatıralar mimini yaparken yatağımın arkasında yıllanmış ve hiçbir zaman çalmayı öğrenemediğim gitarımı buldum.Ama onu yazmayı unutmuşum bak. O kadar hevesliydim ki o zamanlar. Ablam yeni girdiği işten aldığı ilk maaşıyla almıştı bana. Ama sonra ders veren kimseyi bulamadım. Küçük yerde yaşamanın bir dezavantajı daha işte. Sonra da dershane okul öss derken öyle kalakaldı o gitar. Onu bulunca dedim ki keşke öğrenseydim. Sanırım ömür boyu içimde kalacak heveslerden biri olacak gitar çalmayı öğrenmek. Ama yapacak bir şey yok benden geçti artık :D Gitarı da çocuklarıma saklayacağım böyle giderse :)

Bloggerdaki bu problem hallolur umarım bir an önce. Takip etme problemi düzeldi derken şimdi de bu çıktı başımıza... Aynı sorun bende de var diye yorumlar gelince nasıl rahatladım anlatamam :)

8 Haziran 2014 Pazar

Kiiiim Ben Mi Kıskancııımm =)

Bazı konularda gerçekten değiştiğimi hissediyorum. Aslında bir yandan da hoşuma gidiyor bu durum. 

Sonsuz'un bir arkadaşı ve onun sevgilisiyle pikniğe gidecektik. Sonra Sonsuz geçen gün bana
 "pikniği biraz erteleyeceğiz galiba ben de arkadaşıma denize gideriz o zaman bir ara dedim" 
şeklinde bir cümle sarfedince üstüme alındım ve bu plana bir an benim de dahil olduğumu düşündüm. "Ama erkek erkeğe" deyince psikolojim aynı şu aşağıdaki velet gibiydi :D



Kıskançlık duygularım tavan yaptı. Tahmin edersiniz ki hemen çirkefe bağladım. "Neee erkek erkeğe mi? Hayatta olmaz. Bak işte Ağustos'ta ikimiz de izin alıp gideceğiz birlikte. Daha ne? Yeter o kadar tatil"
 diye söylenmeye başladım.

 Ama nasıl sinirliyim anlatamam. Bir yandan da sinirimden kahkahayla gülüyorum. Sonsuz'un keyfine diyecek yok tabi. Kıskanıldığı için nasıl mutlu. Gözlerinin içi parlıyor. Bir yandan da hala beni kızdırıyor "Kesin benim şarjım da biter orada" deyip duruyor.

İyice cinlerim tepeme çıktı. Aklıma geldikçe çıldıracak gibi oldum kaç gün :) Ama tuhaf bir şekilde bu kıskançlığım Sonsuzun çok hoşuna gitti. Bu konu açıldıkça mutluluğu yüzünden okunuyordu :) Bu kıskançlıkların normal olduğunu, huzursuz olacaksam gitmeyeceğini söyledi.

Sonra ben kendimi suçlu hissetmeye başladım. Sanırım bu değişime ayak uyduramıyorum henüz. İki gündür düşünüyorum da, sanırım gereksiz bir kıskançlık tribine girdim. Sonuçta ona güvenmiyor muyum ? Güveniyorum. (Gerçi arkadaşlarına güvenim sıfır ya neyse. İdare edeceğiz artık.) 

 Dün konuştuk ve gereksiz bir kıskançlık olduğunu artık böyle düşünmediğimi söyledim. Tabi bir ekleme de yaptım. "O şarj kesinlikle bitmeyecek" 

Umarım birkaç günlük tatili burnundan getirmem :D 1 saat sonra geri dönmezse iyidir :D

Ben hiç böyle kıskanç bir insan değildim yaa. Ne oluyor ki bana böyle acep ? 

Sonuç: Kiiim ben mi kıskancım? aaa aaa üstüme iyilik sağlık. Yok öyle birşey :)