alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2014 Cumartesi

Biri Alışveriş mi Dedi ? :))



Buz gibi ve yağmurlu havaya rağmen tek başıma alışverişin tadını çıkardım bugün. Kendime ciciler aldım :) Küçük bir yerde yaşadığım için kozmetik ürünleri satan mağaza açısından fazla seçeneğim yok. En son Gratis açıldığında havalara uçmuştum. Hatta kapısında dans edesim falan gelmişti :D

İstanbul'dan dönüp memleketime geldiğimde Watsons ve Gratisin olmaması gerçekten büyük eksiklikti. Blogda "kızlar Gratiste indirim başlamış" gibi paylaşımlar gördüğümde içim kan ağlıyordu. Hıı bir de o aldıklarınızı paylaştığınızda ekrana yapışıp o rimelleri rujları öpesim geliyordu itiraf ediyorum :D Ama neyse ki Gratis ben iyice psikopata bağlamadan bu sıkıntıyı giderdi :)

Korkmayın korkmayın kozmetik bloğu olmaya karar vermedim :D Ama hayatımda bir kez olsun bunu yapmak istiyorum tutmayın beniii. Gratis'teki % 50 ye varan indirim gününden bana düşenler bunlaaar:)


*The Balm Lip Gloss  (Güya dudak dolgunlaştırıcı etkisi varmışmışmış :P Ama o uyuşukluk hissi güzel ya sevdim :)) 

*Essence ruj numarası 02
*Loreal ruj 162 numara rengi çok tatlı bence ♥
*Loreal Excess Rimel. Fırçası silikon ve eve gelince denedim güzel gerçekten. Benim kirpiklerime rimel bulmak dünyanın en zor işi.
*Loreal extra black dipliner. Suya dayanıklıymış ama bakalım göreceğiz :)

*Maybelline master precise kalem eyeliner. Sürümü çok çok kolay.Sabahları aceleyle çıktığımda çok işe yarayacak. Diğer eyelinerda biraz pimpirikliyim de ben. İlla kusursuz olacak diye dakikalarca uğraşıyorum :)
*Loreal Infalible pudra. Kapatıcılığı iyi gibi geldi bana ama umarım memnun kalırım. 

Maybelline ve Lorealde harika indirim vardı cidden. Çıktığımda başım dönüyordu :D En sevindiğim konuysa şu oldu.Ben genelde birden fazla ruj aldığımda hep neredeyse aynı renkleri alıp çıkarım farkında olmadan.Eve gelince de of yaa ne manyağım diye sinirlenirim kendime :D Ama bu sefer iyi iş çıkarmışım. Şeftali,pembe ve kırmızı tonlarında üç farklı renk ruj almışım resmen. Kendime inanamıyorum :DAklımda kalan bir iki şey daha oldu.Yarın da onları alacağım kalırsa tabisi. Kadınlar resmen yamyam gibi dolaşıyor mağazanın içinde yaa. Yağmalamışlar ortalığı. Oysa daha dün başladı indirim. Sinir oldum.Beğendiğim rujların numaraları kalmamıştı hiç.Neyse buna da şükür :D 
Bu da böyle bir kozmetik içerikli yazıydı işte :) Hiç bana göre değilmiş bunu da anlamış oldum. İçimde kalmamış oldu kozmetik blogcusu olmak :D Evet tamam artık susuyorum ve meydanı gerçek kozmetik bloglarına bırakıyorum :D 
Hoşçakalınnn...

15 Temmuz 2014 Salı

Başlıklardan Hiç Hoşlanmam :P

Bugün yerimden hiç kalkmadım desem doğru söylemiş olabilirim. Bir tek öğle yemeğinde ayrıldım koltuktan. Artık oturan yerlerim sızım sızım sızlamaya başladı sanırım. İşten çıktığımda yürüyememekten korkuyorum. Yürümeyi unutmuş olabilir miyim acaba? Yok artık :D

Her açıdan değişikliğe ihtiyacım olduğu o kadar bariz ki. İçimden bir ses kükreye kükreye bunu bağırıyor. Ben de ona küfredip "sus lan otur yerine" diyorum :D Saçımı bile kestiresim varsa evet benim değişikliğe ihtiyacım var demek oluyor bu.

Neyse çok şikayet etmeyeyim tatilime 26 gün kaldı şurada. Geri sayım başladı yehhuu :)

Ablamla yiğenim bizde. Kendime ayıracak bir dakikam bile yok. İşten eve gidiyorum sürekli benden birşeyler isteniyor. Akşama oraya gidelim buraya gidelim. Durmadan bana sorulmadan yapılan planlara dahil olmak zorunda kalıyorum. Kimseyi kıramıyorum yaa off melek gibiyim kahretsin :D

Bakalım bu akşam nerede alacağız soluğu? Dün eve gittiğimde yiğenim yine "of sıkıldım ben nereye gitsek dışarı mı çıksak" triplerine başladı. Ergen işte. Hiçbirşeyden memnun olmuyor ki. Alıp Paris'e götürsen orada da sıkılır yeminle. Önce herkes "yok çıkmayalım bu akşam balkon sefası yapalım" dedi. Saat 10a gelirken birden ayaklanıverdiler. E bana da kalkıp hazırlanmak düştü. Karşı gelmek ne mümkün ergen hanımefendiye. Sonra onun suratını mı çekeyim :)

Zaten laptopunu da getirmemiş. Bu yaştan sonra bilgisayar kavgası yaptırtacaklar bana. Neredeyse "ama sıra bendeydi yaa" diye isyan etmek üzereyim. Hiç de anlamam ki bu tür kavgalardan. Bilgisayarımı hep tek başıma kullandım :) Laptopuma dokunmayalı günler oldu. Çünkü Güneşi beklerken diye salak bir ergen dizisi var ya. Heh işte koca gün internetten onu izliyor oturup. Günde kaç bölüm izlediğini tahmin edemiyorum. Oradaki Kerem'i görünce ağzının suyu akıyor da.

Evde televizyonun yüzüne bile bakmayan benim gibiler için laptopsuzluk ne zormuş meğer. Köşesindeki kırmızı oje lekemi görmeyi bile özledim. İlk defa şu akıllı telefonlar için şükrettim diyebilirim.O da olmasa fıttıracakmışım yani.

Bugün blog açtığım için bir kez daha mutlu hissettim kendimi. Daha önceden ne yapıyormuşum ben ya ? Hiç hatırlamıyorum valla bak. Sanki blogla çıkmışım anamın karnından.

Az önce Deep'in verdiği son ödülleri gördüm. O kadar çok blog linki koymuş ki dayanamadım. Hepsine tıklayıp beğendiklerimi gözüme hoş ve takip edilesi gelenleri takip etmeye başladım. Kendime geldiğimde gözlerim çift görür gibiydi, midem bulanıyordu ve kusasım vardı. Çünkü o kadar çok blog var ki keşke yarıya bölseydim :D Ve Deep'i bir kez daha tebrik edesim geldi sabrından dolayı :) Tebriklerimi yolluyorum buradan :)

Ayrıca bu aralar farkediyorum ki takip edilesi blog görünüm tercihlerim varmış benim. Neymiş bunlar derseniz. Bunu kelimelerle ifade edemem. Anlık bir his sadece. Bazıları o kadar itici geliyor ki hemen uzaklaşmak istiyorum oradan. Zaten öylelerini de takip etmiyorum. İçim daralıyor. Okuyamıyorum. Şimdi "ayy ne ukala" dediğinizi duyar gibiyim :D Ama öyle bence herkesin böyle tercihleri vardır. Herkes her bloğu okumuyor sonuçta. Benimki çok mu güzel yoo hiç de değil :) Ama sevmeyenler de okumuyordur yani.Çok normal birşey.

Barolar Birliği'nden kargo gelmiş eve. Az önce ablam aradı. Kitap göndermişler. Ne kadar düşünceliler aman allahım.Bizim talebimiz olmadan kargolar geliyor eve :D Aynı kanunlardan sayısız tane var elimde. Umarım kanun değildir yine. 

Artık tatil için alışveriş yapmak istiyorum ya. Kabinde denemek için sayısız etek elbise şort alıp kabinin içinde debelenmek istiyorum. Büyük ihtimalle de bana eşlik edecek olan ablama güzel mi nasıl durdu yakıştı mı diye işkenceler yapmak istiyorum. Of çok güzel ya :D

Neyse çok zırvaladım. Gidiyorum ben :)

17 Haziran 2014 Salı

Can Sıkıntısı Ürünü *.*

Ne zamandır mimden başka bir şey yazamaz hissediyorum kendimi :) Yapmam gereken bir mim daha var. Onu da yapacağım en kısa zamanda.

Menekşelerime kavuştum bu arada. Biri mor biri de pembe. Şimdi onlara isim düşünüyorum :) Üzerinde bir sürü tomurcuk var. Benim gazabıma uğramazlarsa yaşayacaklar umarım :)

Pazar günü babalar günüydü malumunuz. Sonsuzla birlikte babasına hediye aldık. Eve gelince de telefonla aradım, konuştuk. Yine heyecanlandım ister istemez :)

Biraz geç olacak ama samimi blog ödülü için  Mien'e teşekkür ederim. En kısa zamanda ben de vereceğim bu ödülden. Ödül fikri süper olmuş bence. Bu ödüller sayesinde yeni yeni bloglar keşfettim :)

Bugün ablamla yiğenim gelecek. Birkaç gün buralardan uzakta olabilirim belki.Çünkü ergen yiğenim birlikteyken benim başka birşeyle ilgilenmeme katlanamıyor. Sonsuzla konuştuğumda bile trip atıyor bana. Sen benimsin gibi tavırlara giriyor :D

Gerçi işteyken fırsat bulabilirim bloğa girmek için. Dilekçe yazar görünümlü bir blogger olabilirim :) Bu konuda profesyonelim :D

Geçen gün cildiye doktoruna gittim. ( Sanırım 23 yıllık hayatımda kapısını en çok aşındırdığım alan kendisi.Biraz da çok pimpirikli olmamdan ve küçücük sivilceyi deli gibi büyütmemden kaynaklanıyor sanırım. Neyse allah başka dert vermesin :)) İşte sıramın gelmesini beklerken bir kadın dikkatimi çekti.

Kadın bir güzel oturmuş sandalyeye bacak bacak üstüne atmış. Ayağındaki ayakkabıyı da çıkarmış. Ayak parmaklarını nasıl kaşıyor anlatamam. Hatırr huturr, büyük bir zevkle ve hunharca kaşıdı parmaklarını :D Aklıma Recep İvedek'in masaj sahnesi geldi nasıl gülmek istedim  :D

Yüzü de şekilden şekile giriyor tabi. "Tatlı tatlı kaşınıyor"un anlamı bu olsa gerek. Sanırım bu problem için gelmişti doktora. Ama bu kadar da olmaz ki ya insaf. Sonra o elini  yüzüne gözüne sürdü. Nasıl midem bulandı. Ben doktorun odasından çıkarken o hala kaşımaya devam ediyordu. İnsanlardaki bu rahatlığa çok özeniyorum bazen. İşte o ablaya da selam olsun buradan.

Doktor %100 doğal gül suyu almamı önerdi. Zaten arada kullanıyordum kokusundan tiksinsem de. Meğer o doğal değilmiş. Doğalını aldık almasına da bir pis kokuyor bir pis kokuyor sormayın yani. Nefes almadan kullanmaya çalışıyorum elimden geldiğince. Ne kadar mümkün olabilirse tabi.

Az önce internetten bir alışveriş yaptım ve bazı problemler nedeniyle mağdur olacakmışım gibi bir his var içimde ya neyse hayırlısı artık...

Bu da böyle bir yazı işte...