kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Eylül 2014 Pazartesi
Haftasonu Özeti
Dolu dolu geçen bir haftasonundan sonra bu pazartesi hiç yakışmadı yaa.
Tamamen Serkan'la dolu bir haftasonu geçirdiğim için zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.Bir de baktım ki p.tesi gelmiş ve gözümü büroda açmışım sanki. Serkan'ı ablamın kızıyla tanıştıracağımdan bahsetmiştim. Planımızı gerçekleştirdik. Pazar günü birlikte güzel bir kahvaltı yaptık. Daha doğrusu biz yaptık yeğenim baktı. Yabancı birinin yanında birşey yiyemiyor hanımefendi.Öyle saçma bir takıntı ki bu.Eminim koskoca yerde açık büfe kahvaltıdan aç kalkan bir tek odur :) Tabağına koyduğu bir yudum şeyden çöplenip durdu. Bir de utanmadan kulağıma aç kalırım diye ben evde kahvaltı yaptım dedi.Orada cinlerim tepeme çıktı :) Ama birşey diyemedim tabi.O da yiyormuş görüntüsü vermeye devam etti.
Sevdiler sanırım birbirlerini. Yeğenimin beni paylaşabilmesine de acayip şaşırdım.Çok kıskanç bir insan kendileri.Mesela ben en son ablama ne zaman sarıldığımı hatırlamıyorum.Çünkü hem beni hem de annesini kıskanıyor. İşimiz çok zor :) Ama Serkan'ı kabullendi neyse ki. Bazen bizi zor sorularla sıkıştırdığı da oldu ama idare ettik :)
Kahvaltıdan sonra da sinema keyfi yapalım dedik. Ama seçenek o kadar azdı ki.Resmen mecburiyetten Azazil diye saçma bir korku filmine girdik. Saçma olması korktuğum gerçeğini değiştirmez tabi :D in,cin varsa işin içinde korkmamam imkansız. Ben filmi izlerken korkmuyorum da gece yatarken o filmi kendim geliştirip son teknoloji haliyle rüyalarıma sokuyorum :)
Zaten izlerken de korkacağımı anladığım yerlerde hiç bakmıyorum. Korku filmine gidip de korkmamak için gözlerimi kapatmak ne kadar mantıklı bilmiyorum ama öyleyim işte.
Bu arada 7 Eylül'de Serkan'la 1.yılımızı bitirmiş bulunmaktayız :) Zaman o kadar hızlı geçiyor ki. Askerliğe de adım adım yaklaşıyoruz ve düşündükçe bile sinir oluyorum :( Napalım hepsi geçecek. Birlikte geçireceğimiz nice mutlu,huzurlu ve aşk dolu senelerimiz olur umarım :)
Bir gelişme daha oldu. Serkan'ın bir akrabası ve eşiyle birlikte c.tesi akşamı yemeğe gittik. Çok güzel geçti. Ama onlar 3 kişi birbirini gayet iyi tanıyınca biraz gerildim tabi :) o kadar sıcak davrandılar ki yabancılığı hemen attım üzerimden. Ailelere karışmaya başladık anlayacağınız. Serkan benden baya geride kaldı ama olsun :) Önce ailenin küçüğünden başladı.Yavaş yavaş ilerler artık :)
Yazın sona yaklaştığını hissettirmeye başladı artık. Ve her ne kadar yazı çok sevsem de sanırım üşümeyi çok özledim. Montlar çizmeler... Güzeldi ya :)
İşten fırsat bulup azıcık karalayayım dedim ama böyle devam edersem sonunu getiremeyeceğim :)
Bu arada hala okuyamadım bir çoğunuzu. Haftasonu da fırsat olmadı. Telafiler gittikçe çoğalıyor :)
Hoşçakalın ♥
10 Eylül 2014 Çarşamba
Normale az kala :)
Artık normal yazılarıma bir başlangıç yapmak istedim.Zor zamanları yavaş yavaş geride bırakıyorum.Daha doğrusu geride bırakmak değil de alışmak,kabullenmek diyelim biz buna. Bugünlerde beni mutlu eden en güzel şey annemin kendini daha iyi hissetmesi. Kıyamıyorum ona hiç. Bazen azıcık tartşıyoruz da içime öküz oturuyor resmen :)
Ablam,yeğenim bizdeydi.Yeni gittiler.Ev kalabalık olunca zaman o kadar hızlı geçiyor ki. Eylül'ün de ortasına gelmişiz neredeyse. Artık staj tantanasından da kurtuldum.Ruhsatım da 15 güne kadar gelir diyorlar. Artık herşey daha belirli, daha ciddi geliyor gözüme.Çalışma şartlarımızı da konuştuk. Bürodaki işleri tamamen ben üstlenip yorulacağım. Çok mutluyum bunun için,çok hevesliyim.Bir zaman sonra yorgunluktan küfür edeceğimi de biliyorum ama olsun :)
Daha önce Pucca'nın kitaplarını çoktan aldığımı ve bir türlü okumadığımı söylemiştim.Canım okumak istemediği dönemde 3 tanesini çıkardım aradan.Bana ne mi kattı? Hiçbirşey.Zaten öyle bir beklentim de yoktu.Amaç kafa dağıtmak. Çok abartılı bulduğum yerler de oldu. Hatta bazen yok artık iyi sallamış bu kadar hayalgücü fazla dediğim de oldu :)
Aslında Pucca sayesinde bir kaç bloğu okumamaya karar verdim. O blogları çok farklı,samimi, keyifli ve eğlenceli bulurdum.Meğer Puccavari birşey olmaya çalışmışlar.Kullandıkları bazı kelimeler bazı cümleler espriler tıpatıp aynı. Hatta bazı olaylar bile ! Ne yani o kelimeleri başkası kullanamaz mı diyeceksiniz şimdi. Tabi ki kullanır ama benim anlatmak istediğim farklı birşey.Tarz tamamen aynı işte ne bileyim bir tuhaf geldi bana.
Akşam da o kadar sıkıldım ki ne yapsam ne yapsam diye düşünürken Friends izlemeye başladım. 3 bölüm izledim ve gerçekten çok sevdim çok tatlılar :) Uzun zamandır dizi izlemiyordum bence de zamanı gelmişti.
Bu arada Serkan'ı yeğenim ve ablamla tanıştırdım. Ablamla biraz ayaküstü oldu ama yeğenim beni çok kıskanmasına rağmen Serkan'ı sevdi.Pazar günü de birlikte kahvaltıya gidiyoruz.Sonra da belki bir sinema yaparız.Küçük hanım film de beğenmiyor.En son Serkan'la Herkülü izlediğimizi söylemiştim :) "Ama ben öyle film istemem romantik birşeylere gidelim" diyor yüzümüze bir de utanmadan :)
Serkan adım adım aileye doğru ilerliyor ama bakalım :)
Benden haberler bu kadar şimdilik.
Hoşçakalın...
23 Haziran 2014 Pazartesi
Hayata Dönen 4.TŞ :)
Geçen gün yazdığım bolca depresyon ve bunalım kokan yazımdan sonra daha normal bir şekilde buralardayım :) Gerçekten de depresyona ramak kala ucundan kıyısından dönüverdim hemen. Çok kızıyorum kendime çok... İnsanların o kadar zor problemleri var ki, çaresi olmayan... Ben de ufacık şeyleri kafamda büyütüp büyütüp depresyona sokmaya çalışıyorum kendimi.Kendime yaptıklarımla da kalmıyorum tabi. Aynı zamanda etrafımdakileri ve özellikle de Sonsuz'u duygusal işkenceye maruz bırakıyorum :)
Ama şimdi gayet iyiyim. Ufak bir psikolojik patlama yaşadım sanırım.Ve galiba biraz da değişikliğe ihtiyacım var. Farklı birşeyler yapmaya...
Sonsuzla tatil planları yapmaya başladık. Tabi izin konusunda problem yaşamazsak. Erikli'ye gitmeyi düşünüyoruz Ağustos gibi. Benim için en güzel değişiklik de bu olacak galiba.
Bu akşam da kutlayacak bir şey bulduk kendimize. Birlikte yemek falan yeriz. Sonra belki onu tavlada yenerim yine :P En son 5-1 yenmiştim de ayıptır söylemesi :) Yenildiği zamanki surat ifadesine bayılıyorum :)
Dün de buluştuk. Sabah 10 da :) Kahvaltı yaptık birlikte. Birazcık gergin bir buluşma oldu ama sonra düzelttik durumu. Bu aralar ikimizde de bir sinir hali var ki sormayın. Giderken suratımız asıktı. Yarım saatlik yol boyunca hiç konuşmadık. Dönerken de gülmediğimiz an yoktu sanırım :) Sonra kendimizle dalga geçtik bir gidişimize bak bir de dönüşümüze diye :)
Neyse ki tartışmalarımız pek uzun sürmüyor. Hemen tatlıya bağlıyoruz. Sonra da dalga geçiyoruz o halimizle :)
Evde de vakit geçirebileceğim farklı birşeyler olsun istiyorum. Ama ne gibi derseniz henüz bir fikrim yok. Sadece farklı olsun işte banane :)
Bir ara gidip kendime bir sürü parçalık puzzle alayım. Ne zamandır uğraşmıyorum. Vakit geçer hiç olmazsa. Bir de geçen sene İngilizce kursuna gitmiştim 3 kur. Ama okul bitince yarıda kaldı tabi. O zamandan beri de İngilizce tamamen çıktı aklımdan. Biraz daha üzerine düşmeliyim boş zamanlarımda. (Boş zamandan bol bir şey yok ama çaktırmayın şimdi :))
Hatıralar mimini yaparken yatağımın arkasında yıllanmış ve hiçbir zaman çalmayı öğrenemediğim gitarımı buldum.Ama onu yazmayı unutmuşum bak. O kadar hevesliydim ki o zamanlar. Ablam yeni girdiği işten aldığı ilk maaşıyla almıştı bana. Ama sonra ders veren kimseyi bulamadım. Küçük yerde yaşamanın bir dezavantajı daha işte. Sonra da dershane okul öss derken öyle kalakaldı o gitar. Onu bulunca dedim ki keşke öğrenseydim. Sanırım ömür boyu içimde kalacak heveslerden biri olacak gitar çalmayı öğrenmek. Ama yapacak bir şey yok benden geçti artık :D Gitarı da çocuklarıma saklayacağım böyle giderse :)
Bloggerdaki bu problem hallolur umarım bir an önce. Takip etme problemi düzeldi derken şimdi de bu çıktı başımıza... Aynı sorun bende de var diye yorumlar gelince nasıl rahatladım anlatamam :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



