sivilce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sivilce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2014 Çarşamba

Ofisten Satırlar

5-6 gündür rahatsızdım. Sürekli mide bulantısı,üşüme.. P.tesi günü işe gelmemle eve geri dönmem bir oldu. Zaten hastayım bir de herkes "ayy sapsarı olmuşsun neyin vaaar" benzeri cümleler kurunca insanın yataklara düşesi geliyor. Hani genelde insanlar hasta olunca çok nazlanır hep ilgi beklerler ya, ben tam tersiyim.Mesela annemin sürekli gelip iyi misin nasıl oldun birşey ister misin diye sormasını istemem.Kendi halime bıraksınlar beni mümkünse :) İlgi gösterildikçe kendimi daha kötü hissediyorum sanki. Hıı ama bu kural Serkan'a gelince mutasyona uğruyor. O ilgi göstermeli :D

Mide bulantısında kaç gündür birşey yiyemiyorum.Hayatta kalabilecek kadar yiyordum resmen. Aç açına dolaşıp durdum.P.tesi akşamı Serkan'la buluştuk ve kendimi iyi hissettiğim için bir adanayı indirdim mideme :D Normalde hayatta bitiremem.O da şok oldu.Maşallah maşallah deyip durdu :D

Sonuç olarak bugün tamamen iyileştim sanırım.En azından güne mide bulantısıyla başlamadım. Hasta olunca çekilmez bir insan oluyorum ya. Yaşlılığımı kesinlikle huzur evinde geçireceğim böyle giderse. Kimse bakmaz bana :D

***

Hastalıktan evde oturunca ne yapacağımı da şaşırdım.Hergün internette bulduğum maskeleri yüzüme uygulamaya başladım. Sonuç mu ? Alerjik görünümlü bir sürü kırmızı kırmızı küçük sivilceler. Neyse ki kükürtlü sabunla kendime geldi cildim. Bir daha mııı tövbee :D Bundan sonra türk kahvesi ve bal dışında hiç bir maske yer alamaz hayatımda :D

***

İki gün önce Serkan'ın bana aldığı yüzüğü kaybettim. Bazen o kadar unutkan oluyorum ki özellikle aklımdan bak şuraya koydun unutma diye düşünsem de nereye koyduğumu hatırlayamıyorum. Her yeri aradım. Bütün dolaplarımı alt üst ettim.Yatağımı çekip altına kadar baktım.Çantalarımı tek tek aradım. Artık en son işi abartıp mutfak dolaplarına bakmaya başladım. Mutfakta birşeyler yaparken çıkarmışımdır belki diye. Sonunda ümidimi kesip Serkan'a söyledim kaybettiğimi. Bir yandan da bir yüzüğe bile sahip çıkamadın diye söyleniyorum kendime. Artık kaybettiğimi kabullenmişken askıya şöyle bir dokundum. "Trinnkkk" birşey düşüverdi yere. Evet evet tahmin ettiğiniz gibi yüzük düştü :D Yerden aldım nasıl öpüyorum :D Hayatımın en mutlu anıydı sanırım. 

Bu unutkanlığıma bir çare bulmalıyım ama ne ? Alzheimer olacağım bu genç yaşımda ya. En korktuğum hastalıklardan biri zaten. Allah korusun. 

***
Bir ara Serkan'la sürekli tartışıyorduk.Hem de saçma sapan şeyler yüzünden. Sonra kendimize geldiğimizde "napıyoruz biz yaa" diyoruz. İnanamıyoruz o sebeplerden tartıştığımıza. Neden böyle oluyor bilmiyorum.Aslında herşey çok güzel. Ama sanki dertsiz başımıza dert arıyoruz :) O da hemen sinirleniyor ben de. Ve bazen gerçekten çok alıngan oluyorum. Daha dikkatli olmaya çalışıyoruz ikimiz de. Allahtan küs kalma huyumuz yok. Olsa vallahi çıldırırdım. Hayatta küs duramam. O an kavga edilecekse edilecek.Yok öyle telefonu kapatıp bir gün iki gün küs kalmak :)

***

Friends çok iyi gidiyor. Devam ediyorum izlemeye. Normalde 25 dk falan bir bölüm.Akşam izlerken kendimi bir kaptırmışım.Kaç dk kaldı diye bakayım dedim meğer neredeyse 50 dk izlemişim farkında değilim.

Sarah Jio'nun Yağmur Sonrası kitabına başladım. Bunun da konusu güzele benziyor. Ve bence bu romanlardan harika bir film çıkar :)

Film demişken herkes Dabbe'yi konuşuyor.Çok korkunçmuş gibi söylentiler duydum. Korkacağımı bilmeme rağmen sanırım izlemek istiyorum :) En kısa zamanda Serkan'la izleyeceğiz. Sonra ben gece korkup uyuyamadığımda Serkan'ı arayıp uykusunun içine edeceğim tabisi :)Evet hala çocuğum. Aklından geçeni duydum :D

Neyse bu kadar çene çalmak yeter biraz da işime bakayım. Hoşçakalıınn :)

17 Haziran 2014 Salı

Can Sıkıntısı Ürünü *.*

Ne zamandır mimden başka bir şey yazamaz hissediyorum kendimi :) Yapmam gereken bir mim daha var. Onu da yapacağım en kısa zamanda.

Menekşelerime kavuştum bu arada. Biri mor biri de pembe. Şimdi onlara isim düşünüyorum :) Üzerinde bir sürü tomurcuk var. Benim gazabıma uğramazlarsa yaşayacaklar umarım :)

Pazar günü babalar günüydü malumunuz. Sonsuzla birlikte babasına hediye aldık. Eve gelince de telefonla aradım, konuştuk. Yine heyecanlandım ister istemez :)

Biraz geç olacak ama samimi blog ödülü için  Mien'e teşekkür ederim. En kısa zamanda ben de vereceğim bu ödülden. Ödül fikri süper olmuş bence. Bu ödüller sayesinde yeni yeni bloglar keşfettim :)

Bugün ablamla yiğenim gelecek. Birkaç gün buralardan uzakta olabilirim belki.Çünkü ergen yiğenim birlikteyken benim başka birşeyle ilgilenmeme katlanamıyor. Sonsuzla konuştuğumda bile trip atıyor bana. Sen benimsin gibi tavırlara giriyor :D

Gerçi işteyken fırsat bulabilirim bloğa girmek için. Dilekçe yazar görünümlü bir blogger olabilirim :) Bu konuda profesyonelim :D

Geçen gün cildiye doktoruna gittim. ( Sanırım 23 yıllık hayatımda kapısını en çok aşındırdığım alan kendisi.Biraz da çok pimpirikli olmamdan ve küçücük sivilceyi deli gibi büyütmemden kaynaklanıyor sanırım. Neyse allah başka dert vermesin :)) İşte sıramın gelmesini beklerken bir kadın dikkatimi çekti.

Kadın bir güzel oturmuş sandalyeye bacak bacak üstüne atmış. Ayağındaki ayakkabıyı da çıkarmış. Ayak parmaklarını nasıl kaşıyor anlatamam. Hatırr huturr, büyük bir zevkle ve hunharca kaşıdı parmaklarını :D Aklıma Recep İvedek'in masaj sahnesi geldi nasıl gülmek istedim  :D

Yüzü de şekilden şekile giriyor tabi. "Tatlı tatlı kaşınıyor"un anlamı bu olsa gerek. Sanırım bu problem için gelmişti doktora. Ama bu kadar da olmaz ki ya insaf. Sonra o elini  yüzüne gözüne sürdü. Nasıl midem bulandı. Ben doktorun odasından çıkarken o hala kaşımaya devam ediyordu. İnsanlardaki bu rahatlığa çok özeniyorum bazen. İşte o ablaya da selam olsun buradan.

Doktor %100 doğal gül suyu almamı önerdi. Zaten arada kullanıyordum kokusundan tiksinsem de. Meğer o doğal değilmiş. Doğalını aldık almasına da bir pis kokuyor bir pis kokuyor sormayın yani. Nefes almadan kullanmaya çalışıyorum elimden geldiğince. Ne kadar mümkün olabilirse tabi.

Az önce internetten bir alışveriş yaptım ve bazı problemler nedeniyle mağdur olacakmışım gibi bir his var içimde ya neyse hayırlısı artık...

Bu da böyle bir yazı işte...

13 Mart 2014 Perşembe

Bırakın Peşimi Yaa

 
Of ben hiç kurtulamayacak mıyım bu lanet sivilcelerden yaa? Bıktım artık. İki defa 6 ay zoretanin kullandım. O berbat ilaçla geçiyor ancak. Eylüle kadar hiçbirşey yoktu yüzümde. Sonra biraz stresli ve zor zamanlar geçirdim. Sanırım onun etkisiyle çıkmaya başladılar. Hala da aynı tempoda devam ediyorlar.
 
Aslında sadece çene bölgemde çıkıyor. Ama beyaz tenli olduğum için lanet izler çok uzun sürede geçiyor. Annem ve ablamlar saçmalama yüzünde 3-4 tane sivilce var büyütme bu kadar deseler de bana çok fazla görünüyorlar. 
 
Doktora gidince de bir işe yaramayan saçma sapan jellerle geçiştiriyorlar. Artık gitmiyorum o yüzden.
 
Bir de sivilceleri kapatayım derken fondöten ve pudraya sardım iyice. Daha berbat olsun diye uğraşıyorum sanki.
 
Her gece yatmadan önce elma sirkesi sürüyorum yüzüme. Berbat kokuyor ama bir süre katlanmalıyım. Belki işe yarar.
 
Bir de Bioderma'nın Sebium Global nemlendirici kremini aldım. Akneli ciltler için iyi olduğunu duydum. Eğer kullananlar varsa kremle ilgili yorum yazarlarsa sevinirim.
 
Arada bir de gülsuyu sürüyorum. Daha ne yapayım bilmiyorum ki?
 
Off off yaş olmuş 23 hala sivilcelerle uğraşıyorum ergenler gibi. Bırakmadılar peşimi.