22 Haziran 2014 Pazar

Kağıttan Kentler / John GREEN

"Kağıttan Kentlere gideceksin ve geri dönmeyeceksin."

"Burada güzel olmayan şey işte şu: Buradan pası,çatlak boyaları filan göremiyorsun ama bu yerin gerçekte ne olduğunu anlıyorsun.Hepsinin nasıl da sahte olduğunu görüyorsun.Plastikten yapılmış kadar bile sağlam değil. Kağıttan bir kent.Yani şuna bir bak Q. Bütün şu çıkmaz sokaklara, aynı yere dönen caddelere, parçalanması için inşa edilmiş bütün şu evlere bak.Kağıttan evlerinde yaşayan bütün şu kağıttan insanlar, kendilerini ısıtmak için geleceği yakıyorlar.Bütün kağıttan çocuklar bir serserinin kağıttan büfeden onlar için aldığı birayı içiyor.Herkes birşeylere sahip olma çılgınlığıyla kendini kaybetmiş. Bütün bu şeyler kağıt inceliğinde ve kağıt kırılganlığında. Ve bütün insanlar da.18 yıldır burada yaşıyorum ve hayatımda bir kez olsun gerçekten önemli birşeyle ilgilenen tek bir insanla karşılaşmadım."



***

Margo Roth Spiegelmen okuldaki popüler kızlardan biri. Quentin (Arkadaşlarının hitap ettiği şekilde Q.) ile Margo  küçüklüklerinde birlikte vakit geçirmiş olsalar bile uzuuun zamandır hiçbir iletişimleri yok. Ama tabi ki Margo Quentin'in her zaman dikkatini çekiyor.

Margo aniden Quentin'in hayatına giriyor. Q'nun penceresinde belirerek onu intikam macerasına davet ediyor. Quentin biraz mırın kırın etse de sonunda kabul ediyor. Ve o gece Margo'nun ne kadar maceraperest ve farklı bir insan olduğunu bir kez daha anlıyor. Ertesi gün görüşeceklerini ve hatta belki yakınlaşacaklarını düşünürken Margo tam bir gizeme dönüşüyor. Çünkü ortadan kayboluyor. Ailesi ve tabi ki Quentin oldukça endişeleniyor. Onun nereye gitmiş olabileceğini tahmin etmeye çalışırken kendisine bırakılmış bazı ipuçları buluyor. Bu ipuçları Margo'nun bilmediği birçok yönü olduğunu öğrenmesini sağlıyor. Bir yandan yaşayıp yaşamadığından endişe ederken bir yandan da onu bulmak için herşeyi yapabileceğini düşünüyor.

İpuçları tamamlandığında ve taşlar yerine oturduğunda onu bulacağını düşündüğü yere gitmeye karar veriyor. Yakın arkadaşları Ben,Radar ve Lacey de ona bu macerada eşlik ediyor.

Burada da ortadan kaybolan kızı Margo'yu helyum dolu balona benzeten babadaki rahatlığı görüyoruz :) Adamın cümlelerinde oh gitti de kurtulduk havası var. Bizde olsa hemen Müge Anlı'da görürdük bu aileyi :))






"Terk etmek çok zordur... ta ki terk edene kadar. Ondan sonra dünyadaki en lanet olası kolay şeydir."

"Sadece insanların bazen gerçekte düşündüğün gibi olmadığını hatırla."

"İnsanlar onları hissedebildiğinde onları yakından görebildiğinde daha farklı."


***
Şimdi gelelim kişisel düşüncelerime.. ÖNYARGI YARATABİLİR VE OKUMA İSTEĞİNİZİN İÇİNE EDEBİLİR!!!  

Oldukça sıkılarak okuduğum bir kitap oldu benim için. Çevirisi bence tuhaftı. Şımarık ergen bir kızın dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannederek ortadan kaybolması, geride ipuçları bırakarak insanları peşinden sürüklemesi çok aptalca :) Okurken Margo'ya sinir oldum. Hatta tokatlayasım geldi. Quentin'e gelirsek tam bir ahmak bence. Hiç işim yok o şımarık şıllığı mı arayacağım şehir şehir :D Ne bileyim sevemedim işte konusunu. Fazla basit ve anlamsız bir kitap bence. Aynı Yıldızın Altında fena değildi. Ondan sonra bu kadar kötü olacağını düşünmemiştim. Beni heyecanlandıran hiçbirşey yoktu kitapta. Margo ölmüş mü yaşıyor mu nerede bulacaklar birbirlerine aşık olacaklar mı hiçbiri bir merak uyandırmadı bende. Sırf yarım bırakmamak için ite kaka okudum. Bu yazarın İlk Aşk kitabı var elimde bir de. Umarım o güzeldir.

Kitabın arkasında iki yorum var. Birinde kahkaha attıracak kadar komik ve dokunaklı olduğu yazıyor. Kahkahayı bırak şöyle bir gülümsemeye yakın bir kıvrım bile olmadı dudaklarımda. Dokunaklı kısmına gelince valla bana hiç dokunmadı :D

Diğer yorumda büyüleyici, zekice kurgulanmış ve duygusal olduğu yazıyor.Ya yorumlar bu kitap için değil yada bende bir tuhaflık var. Yada yorum sahipleri John Green'e torpil geçmiş de olabilirler bilemedim :))

***

8 yorum:

  1. Yorumlarına bayılıyorum ya :D
    Bak ben sevmediğim kitapları yazdığımda baya bi küfür içeriği oluyo sinirimden çatlıyorum ama sen inceden inceden laf sokuyosun ya işte en çok onu seviyorum ;)
    Öpüyorum seni canım benim :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seyma Tanis
      Ay canım benim teşekkür ederim :) Ben yazdıktan sonra okuyorum da o kadar hoşuma gitmiyor sanki. Beğenmene sevindim :)
      Öpüyorum tatlış :*

      Sil
  2. Hımm, ben de okuyayım en kısa zamanda :))

    YanıtlaSil
  3. Ben en çok İlk Aşk kitabını merak ediyorum. Okuyunca yazını bekliyorum. :)
    Benim elimde Aynı Yıldızın Altında ve Alaska'nın Peşinde var. Aynı Yıldızın Altında kitabını sevdim hatta Gus ölünce çok duygulandım ama daha Alaska'nın Peşinde kitabını okumadım. Umarım bu kitap gibi sıradan çıkmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Spot Işığını Arayan Kız
      Okuyunca yazacağım mutlaka :)
      Aynı Yıldızın Altında güzeldi.
      Alaskanın Peşinde kitabını ben de okumadım. Sen okuyunca yorumunu bekliyorum. Ben de ona göre alırım :)

      Sil
  4. Ay bende yorumlara aldanarak cadı adlı bir kitap almıştım. Yalnız feci sıkıcıydı sanırsam o cadı serinin ikinci kitabıymış pöff valla çatır çatır yarım bıraktım pişmanda değilim yine olsa yine yarım bırakırım :DD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. D.S.K
      :D:D Bazen ben de yarım bırakıyorum dayanamayıp. Ama bunda bırakmak istemedim nedense. Fazla kalın değildi ondan sanırım :)

      Sil