28 Mayıs 2014 Çarşamba

Kendine Kör Olmak!!

İnsanların bazı davranışlarına anlam vermekte zorlanıyorum gerçekten. Başkalarına gelince eleştirmeye, doğru yanlış arkasından atmaya bayılıyorlar. Bir kusurlarına bin ekleyip anlatmak en büyük zevkleri. Hatta bu "türler"in yaşama amacı bu bence. Başkalarının aldığı kararlara saygıları yok. Her karara yanlış gözüyle bakıp akıl vermeye kalkıyorlar.

Hıı bir de şu var, bahsettikleri kişi eğer karşılarında ise canım, cicimler havada uçuşuyor. Ama daha çıkıp kapıyı kapatmasıyla dedikodunun dibine vuruyorlar.

Ama kendilerine gelince eleştirilmekten, iyiniyetli bile olsa kusurlarının kendilerine söylenmesinden nefret ediyorlar. Başkalarının kusurlarını bir bir görürken kendilerine KÖR oluyorlar. Çünkü onlar kusursuz, hatasız, harika yaratılmış insanlardır! Özeldirler, kimseye benzemezler. Başkalarına akıl vermeyi kendilerine görev edinmişlerdir! Kendi hayatları o kadar düzgündür ki ! tek dertleri başkalarına yardımcı(!) olmaktır.

İşte bunların kendilerini nerede ve kim olarak gördüklerini anlayamıyorum. Anlamak da istemiyorum gerçi, tıpkı onlara benzemek istemediğim gibi...

Ne yazık ki bazen böyleleri yüzünden  "el alem ne der" mantığıyla hareket edebiliyoruz. Kendi yaşamımızı başkalarının baktığı at gözlüklerinin ardına sıkıştırıyoruz. Zamanın su gibi akıp geçtiği hayat burada hapsolmuş gibi geçiyor işte. Gönlümüzce yaşamak gibisi varken değer mi ki o insanlar ne der diye düşünmeye?

Bir zamanlar bunun acısını çok çektim ve çektirdim. Ama artık kimin ne düşündüğü umrumda değil kendimi mutlu hissettikten sonra kime ne? Kendi hayatımı başkalarının kararlarıyla yaşamak istemiyorum asla.

Bu hayatı 'el alem ne der'lerin arasına hapsetmeye değer mi? Önemli olan kendi kararlarımızı "kendimizce" düşünüp doğru kararlar vermeye çalışmak ve en önemlisi de bu kararlarımızla kendimizi mutlu hissetmek.

Ahmet Batman'ın da söylediği gibi :


Herkes dönüp de kendi hatalarına kusurlarına bir baksa da öyle etrafına akıl verse keşke. Zaten genel olarak edindiğim izlenime göre daha çok hayatından memnun olmayan, mutsuz olan insanlar başkalarının hayatlarına müdahale etmeyi seviyor. İşte en büyük kusur da bu olsa gerek!! Kendi hayatlarındaki mutsuzluğun hıncını başkalarının üzüntülerinden yada mutluluklarından alarak kendilerini tatmin ediyorlar.

Bunların topluca tedaviye ihtiyacı var. Allah akıl fikir versin ne diyeyim :) Biraz öfke dolu bir yazı oldu ama kusuruma bakmayın :)

Gönlümüzce yaşamak dileğiyle... ♥♥♥








20 yorum:

  1. başlık şahane,herşeyi anlatıyor

    YanıtlaSil
  2. Topluca tedavi güzel fikir ama grup terapisini yanlış yorumlayıp diğerlerini eleştirmekten, akıl vermekten amaçlarını unuturlar gibi geliyor. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha :D Doğru ya grup terapisi hiç onlara göre değil haklısın =)

      Sil
  3. Çok güzel yazılmış. harika....

    YanıtlaSil
  4. Kesinlikle katılıyorum dediklerine
    Dediklerini takmadığında da neler diyolar
    Onların kafası başkalarının hayatına karışmaya kurulmuş resmen. .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle Şeymacım. Bunların kafası yüzünden dilediğimizce yaşayamıyoruz :)

      Sil
  5. Ne kadar doğru. Ama doğuştan keni kararlarımız değil,ailemizinkileri benimseyerek doğuyoruz. Bazı şeylere kendi kararlarım demek zor oluyo tabi bu durumda..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle Mien'cim. Her zaman birilerine göre yaşamak zorunda kalıyoruz. En fazla ne kadar özgür olabileceğimiz tartışılır.

      Sil
  6. Aynen söylediğin gibi "Kendiyle derdi olmayanın, başkasıyla işi olmaz."
    Boş vermek lazım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. En güzeli boşverip keyfimize bakmak :)

      Sil
  7. En büyük iyilik, akşam yaptığında kafanı yastığa koyup uyuyorsan, vicdanınla da hürsün. " demektir. Bunu öğrenmeyen çok insan var. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bahceperisi bazı insanlar o kadar umursamazlar ki ne yaparlarsa yapsınlar kafalarını yastığa koyunca vicdanıyla yüzleşmeden rahatça da uyuyabiliyorlar.

      Sil
  8. Ilk sözü çok beğendim ve Twitterda paylaştım.
    :)
    "Elalem ne der" bir tanıdığım bunun en ağır sonuçlarını yaşıyor. Kendi isteklerini başka insanlar için öyle göz ardı etti ki artık onu hayatında ki hiçbir şey mutlu etmiyor.
    Bence insan bazı durumlarda ben demeli, diyebilmeli
    Sevgilerimle
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paylaşmana sevindim pehitocum :)
      Kesinlikle insan bazen ben diyebilmeli. Kendi isteklerini başkaları için göz ardı etmemeli. Yoksa geriye pişmanlıktan başka birşey kalmıyor.

      Sil
  9. Bu elalem ne derciler değil de, bunu düşündüğü halde elalemin arkasından konuşanlara kıl oluyorum...

    başlığına bayıldım, alıntılara da... iyiki yazdın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa bir de onlar var tabi haklısın maya :)
      O türler de ayrı bir inceleme konusu olmalı :)
      Teşekkür ederim tatlım :)

      Sil
  10. bu elalem hep der,deyip bi de ortalığı karıştırır
    hiç sevmem kendilerini

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sevmem. Diyecek şeyleri hiç bitmez :)

      Sil