15 Ekim 2014 Çarşamba

IQ Elite Belası ve Yiyecek İçecek Mimi



Sabah mailime IQ Elite diye bir siteden mail gelmiş.Kişilik testi falan yazıyordu. Ben de meraklıyımdır böyle şeylere.Saçma olduğunu bile bile çözerim :)

Neyse ben testi çözdüm bitti. Ama sonucu hala göstermiyor.Bazı bilgiler girmem gerekiyordu.Ben de hiç okumadan devam devam diye işaretlemeye başladım. Aaa bir de bakayım resmen çöpçatanlık sitesinde buldum kendimi. Girdiğiniz bilgilere göre sizi birileriyle eşleştiriyor falan. Şoka girdim.Bir sürü adam resimleri çıktı karşıma :D Ne günlere kaldık allahım. Sonra benden size mail gelmesin diye google hesabımdan kaldırdım neyse ki. O sitedeki üyeliğimi de kaldırdım.

Ben sanıyorum ki böyle eğlenceli psikolojik testler olan bir site. Meğer bildiğin arkadaşlık sitesiymiş. Hesabımı kapatma sebebimi yazmam gereken yere de "istemiyorum ulan" yazdım :D Çok pis kabalaşırım. Güya "zeki" insanların arkadaşlık (?) kurduğu bir siteymiş.Hepsi de bildiğin apaçiydi yahu. 

Eğer siz de yanlışlıkla böyle bir sitede bulursanız kendinizi google hesabınızdan kaldırmayı unutmayın.Arkadaş listenize sürekli mail gidiyormuş isteğiniz dışında.

***

Gelelim D.S.K 'dan gelen yiyecek ve içecekler mimine :)

En sevdiğiniz yemek : Öyle bir yemeğe karşı aşırı sevgim yok.Karnım doysun da önemli olan o :D Ama makarna ve patates kızartması özel benim için :)

En Sevdiğiniz tatlı : Daha çok sütlü tatlıları seviyorum. Yada kek pasta gibi şeyleri.Şerbetli tatlılar pek bana göre değil.

Siz çocukken anneniz sizi : zorla beslemeye çalışırdı.

Çocukken de Şimdi de:bamya,lahana,pırasa,karnıbahar yemedim şimdi de yemem.

Yemeyi sevdiğiniz ilginç şeyler : Genel olarak ilginç şeyler denememe gibi bir alışkanlığım var.O yüzen bu soruyu geçtim :)

Türk mutfağı dışında sevdiğiniz mutfak : Yabancı mutfaklarda yemekler hep karmakarışık. Mide bulandırıcı gelir bana hep.Denemedim mecbur kalmazsam deneyemem de sanırım.

Yemeyi sevdiğiniz en sağlıksız şey : Abur cubur yemeyi seviyorum.Daha sağlıksız ne olabilir ki. 

Alerjiniz : Bildiğim kadarıyla hiçbir yiyeceğe karşı alerjim yok.

En sevdiğiniz meyve : Erik,çilek,kiraz,kivi,mandalina.Bu liste böyle uzayıp gider.Meyvelerin hepsini seviyorum ben sanırım.

En sevdiğiniz atıştırmalık : Eti puf.

En sevdiğiniz içecek : İçeceklerden bir tek hazır vişne meyve suyunu sevmem.Annem yapmışsa hayır demem :) İçeceklerde de ayrım yapmam.Ama kolanın yeri bir başka  tabi.

Asla yemeyeceğim ve içmeyeceğim dediğiniz şeyler : Yukarda da saydığım gibi lahana,bamya,pırasa,karnıbahar hayatımda olamaz hiçbir zaman.Kokularına bile tahammülüm yok. İçeceklerde böyle bir kategori yok benim için :)

Sonsuz  tane de olsa yiyebileceğiniz şey : Erik.

Çorbaların kralı : Mercimek

Kahvaltıda tercih ettiğiniz şey : Evde yaparsam normal klasik bir kahvaltı yada tost.Ofiste yersem simit ve çay.

Açken ben : Sinirli,agresif ve ağlamaklı :D

Bir keresinde yemek yerken : Annem sanki gıcıklık olsun diye sevmediğim yemeklerin hepsini aynı gece yapmıştı.Herkes akşam yemeği yerken ben sinirimden ağlaya ağlaya kahvaltı yapmıştım :D



Cevaplamak isteyenleri mimliyorum :)

13 Ekim 2014 Pazartesi

Paris'te Balayı / Jojo MOYES



Jojo Moyes'in son romanı "Ardında Bıraktığın Kadın"a giden yol Pariste Balayı'ndan geçiyor. Son romanına küçük bir başlangıç yapmış bu kitapla. Sayfa sayısı da oldukça az zaten. 144 sayfaydı yanılmıyorsam. Ki bence büyük puntoları ve sayfalardaki boşlukları da hesaba katarsak bir saatte okuyabileceğiniz bir kitap.

Farklı zaman dilimlerinde Paris'te yeni evli iki çifti anlatıyor. Bu çiftin ortak yanları ise bayan karakterlerimiz evliliğin hayallerindeki kadar kolay olmadığını farketmeleri. Ve hata mı yaptım ? diye düşünmeleri. 

Liv 2002 yılında David ile evlenir.Balayı için Paris'e giderler. Liv Evlenme kararını oldukça hızlı bir şekilde almıştır. O yüzden çok tepki alır çevresinden. Balayının harika olacağı hayalini kurarken kocası sürekli işle ilgili toplantılara gitmeye çalışır ve işinin de çok önemli olduğundan bahseder. Balayında zaman zaman yalnız kalan Liv verdiği evlilik kararının ne kadar doğru olduğunu sorgulamaya başlar.


Diğer kahramanlarımız 1900 lerde ünlenen ressam Edouard ve Sophie. Sophie Edouard'a resimleri için modellik yaparken tanışırlar ve aşık olup evlenirler. Edouard işi gereği kendisine modellik yapmış bir çok kadın tanır. Ancak bir süre resim yapmaya ara verir. Sophie kocası tekrar resim yapmaya başladığında ona modellik yapan kadınlarla aldatılmaktan korkmaya başlar.Evliliğin düşündüğünden farklı olduğunu ve kocasının mesleğiyle ilgili bazı şeyleri görmezden gelmesi ve anlayış göstermesi gerektiğini anlar.

İşte Paris'te Balayı şimdilik yarım kalmış iki çiftin hikayesi.. Ardında Bıraktığın Kadın'da yolları bir şekilde kesişecek sanırım bu kahramanların. 

Umarım diğer Jojo Moyes kitapları gibi Ardında Bıraktığın Kadın da sevdirir kendini.




12 Ekim 2014 Pazar

Sevdicekle Geçen Bir Gün ve "Pek Yakında"



Evet başlıktan da tahmin ettiğiniz üzere bugün Serkan'la beraberdim. Uzun zamandır saatlerce zaman geçirmemişiz gibi hissediyordum ki bugün imdadımıza yetişti. 12 gibi buluştuk ve önce çayımızı içip waffle yedik. Tatlı krizlerimi giderdim. Çok iyi geldi valla :) Ama Üsküdar'da jelibonlarla süslü olan çok daha güzel bir waffle yemişliğim var. Onu arattı yani. Hem zaten waffle üzerinde dondurma çok mantıksız geldi bana, sevmedim. Ayy ama mızmızlandım. Gören de Vedat Milor zannedecek beni :D

Neyse sonra sinemaya gitmeyi planlamıştık zaten akşamdan. Ve tabi ki tercihimiz Cem Yılmaz'ın filmi "Pek Yakında" oldu. E biraz bahsetmeden geçmek olmaz şimdi :)

Filmde Cem Yılmaz Zafer karakterinde. Zafer bir zamanlar dizilerde filmlerde figüran rollerde oynamış ama bir türlü bu alanda bir yere gelememiş bir adam. Korsan DVD'cilik yaparak para kazanıyor. Eşi ondan bu işlerle uğraşmak istediği için boşanmak ister. Zafer karısını çok sevdiği için bu işlere bulaşmayacağına dair tövbe eder ve karısını, oğlunu geri kazanmaya,evliliğini kurtarmaya çalışır.Eşi Arzu ise inat eder ve gençliğindeki oyunculuk hayallerini gerçekleştirmek için başvurular yapmaya başlar. 

Zafer 1970'lerden kalan Şahikalar isimli Yeşilçam tadında Türk Sineması filmini çekmeye karar verir. Bundan haberi olmayan Arzu'ya dönemin en popüler oyuncularından biriyle başrol oynaması için teklif gönderir.Arzu da kabul eder. Arzu filmin sonuna kadar yapımcının kocası olduğunu bilmez. Film boyunca kocasını sorumsuzlukla, iyi bir baba ve eş olmamayla suçlar. Film mutlu sonla bitti mi bitmedi mi o da bende kalsın bari :)

Ben keyifle izledim.Oyunculuklar harikaydı. Konusu basit gibi görünse de oyunculuklarla birleşince çok farklı bir şekilde işlenmiş. Hıı bu arada sadece komediden ibaret sanmayın.Oldukça da dram barındırıyor bence. 

Filmin çekimleri Cem Yılmaz'ın boşanma zamanına denk geliyor.O yüzden insan acaba Cem Yılmaz bir parça da olsa kendini mi oynamış demekten alıkoyamıyor kendini.

Bu arada vizyonda bir korku filmi akını var. Bir sürü çeşit çeşit tuhaf isimli korku filmleri var. Fragmanları bile hep aynı yaa. Güya görünmez birşey tarafında yerde süreklenen kız modeli mesela.Hepsinde var :)

Geçen gece de "Evim Sensin"i izledim.Biraz da duygusal bir anıma denk geldi.İzlemez olaydım.Ağlarken içim çıktı resmen. Özcan Deniz'i hiç sevmem.Sevmediğim için de çok direndim izlememek için ama izlemiş bulunduk bir kere :) Ağladım etkilendim falan ama yine de çok kayda değer bir film değil bence. Ay konuyu iyice dağıttım ben.Neyse...

***

Sonuç olarak çok güzel bir gün geçirdim.Pazartesi sendromundan önce çok iyi geldi. Bütün gün beraber olmamıza rağmen eve geldiğimizde mesajlaşıyor olmak da hem güzel hem de tuhaf. Biz hiç büyüyemeyeceğiz sanırım :)

Benden haberler bu kadar.Umarım hepiniz için güzel bir Pazar olmuştur. Hoşçakalınn...

Müzikli Mim


Sevgili Zamska'ya mim için çok teşekkür ederim.

Müzik denildiğinde aklınıza gelen ilk kelime?
Youtube.

Hiç müzikten bıktığınız oldu mu veya dinlemeye ara verdiğiniz?
Bıktığım yada ara verdiğim dönem hiç olmadı.Ama bazen gerçekten aklıma gelmiyor müzik dinlemek. Odama çekildiğimde genelde kitap okuyorum yada blogda vakit geçiriyorum.Okurken ve yazarken aynı anda müzik dinlemeyi beceremiyorum. Aklıma gelmemesinin sebebi bu da olabilir tabi.

Hayatınız boyunca hayranı olduğunuz bir ses sanatçısı oldu mu? Posterlerini odanıza astığınız fan dediğimiz türden yani.
Odamda poster olduğunu hatırladığım son dönem ortaokuldu.Şu anda çok berbat bulduğum Blue denen gruba fena halde kafayı takmıştım. Bütün harçlığımı blue jean vb. dergiler için biriktirirdim. Manyakmışım sanırım :D Hatta biriktirdiğim posterleri ve dergileri yakın bir zamanda çöpe attım. Onlara bakarken suratımda aptal bir gülümseme vardı itiraf ediyorum. Neyse en azında dolabımda biraz daha yer açılmış oldu.
Hmm başka da öyle fanımsı bir sapkınlığım olmadı sanırım :)

Kitap okurken müzik dinler misiniz?
Bunun cevabını vermiş oldum ikinci soruda ama tekrar söyleyeyim.Kitap okurken müzik dinleyemem. Yoksa ne okuduğumu anlamam.Bir de bakmışım sayfalarca okumuşum ama ortada birşey yok.

Çok klasik ama yine de sormak istiyorum sizin türünüz hangisi?
Türlere pek takılmam.Dinlerken bana iyi gelsin yeter.

Asla dinlemem dediğiniz tarz var mı?
Rap,arabesk pek bana göre değil sanırım.Ama şuna da inanırım;her müzik türünü sevdirebilecek bir sanatçı mutlaka vardır.

Size bir şarkıcı olsanız kim olmak isterdiniz desem?
Bu soruyu ergen dönemlerimde yanıtlıyor olsam pek çok isim söyleyebilirdim ama şu anda yok sanırım.Belki Lana Del Rey diyebilirim.

İmkanınız olsa ülkemizde müzikle ilgili neyi veya neleri değiştirmek isterdiniz?
İmkanım olsa da bu konuyla ilgileneceğimi pek düşünmüyorum :) Herkes halinden memnun bence.Ama keşke biraz daha kalite sağlayabilsek.

"Bu şarkı benim!" dediğiniz bir şarkı var mı?
Hmmm bu aralar Sean Christopher-Everything benim şarkım.



Tvlerde bol bol yayınlanan Talk show programları hakkında ne düşünüyorsunuz? özellikle sunucusunun ses sanatçısı olduğu programlardan bahsediyorum.
Yaklaşık 5 yıldır televizyonla pek ilgim yok gibi.Programları da takip etmediğim için birşey söyleyemem.

Kim şarkı söylemesin sorusuna vereceğiniz ilk isim?
Türkiye'de bu sorunun cevabı olabilecek o kadar çok isim var ki bence. Hangisini yazacağımı şaşırdım. Herkesin kendi zevki tabi ama bence mümküse Demet Akalın.

Bir önceki mimde 20 kişiyi mimlediğimden dolayı tek tek isim yazacak takatim kalmadı yemin ederim :D

İsteyen herkes mimlendi!


11 Ekim 2014 Cumartesi

Kitaplı Favorili Mim =)



Manolya Özkan kitaplı bir mimle mimlemiş beni. Çok teşekkür ederim kendisine. Sorular çok güzel. Güzel de benim için çok zorlayıcı. Okuduğum kitaplar konusunda hafızam o kadar zayıf ki bu durum bazen beni çok endişelendiriyor. Bir romanı okumaya başladığımda önceden okuduklarımı siliyorum sanki hafızamdan. Mesela daha geçen ay okuduğun kitabı anlat deseniz bana bazen ne kahramanları ne de olayları nasıl bittiğini hatırlayamıyorum.

Aslında okurken gayet kendimi vererek okuyorum. Nasıl bu kadar çabuk unutabiliyorum bilmiyorum.İnsanlar daha çocukluklarında okudukları kitapları hatırlıyor. Sanki erkenden bunayacakmışım gibi geliyor ne yalan söyleyeyim :) O yüzden bu soruları yanıtlarken hafızamı fazlasıyla zorladım.


1-İlk hayranlığım : Hafızamda ilklere doğru gitmeye çalıştığımda sadece Harry Potter'a kadar gidebildim.Ondan öncesi yok malesef :) Harry Potter'ın bazı kitaplarını kalın olmasına rağmen tekrar tekrar okuduğumu hatırlıyorum. Kendimi hep Hermione karakterinin yerine koyardım :)

2-Favori Serim : Okuduğum üç seri var. Harry Potter,Alacakaranlık ve Pucca. Harry Potter'dan o yaşlarda çok etkilenmiş olsam da favori kategorisinde değil. Alacakaranlık gerçekten severek okuduğum bir seriydi.Ama filmleri çıktıktan sonra çok soğudum. Bu üçü de benim için favori değil anlayacağınız.

3-Favori kitabım : Ooff çok zor bir soru ama buu. Bir dakika durun kitaplığıma göz atmalıyım :) Sanırım ben bu soruyu favori kitaplarım olarak değiştiriyorum kusura bakmayın karar veremedim :)

♣ Suç ve Ceza-Dostoyevski
♣Serenad-Zülfü Livaneli
♣Uçurtma Avcısı, Bin Muhteşem Güneş-Khaled Hosseini
♣Hasret-Canan Tan
♣Kavim-Ahmet Ümit
♣Yeni favori kitaplarım ise Sarah Jio'dan Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası

4-Favori erkek karakterim : Suç ve Ceza'da Raskolnikov

5-Favori bayan karakterim :Hasret'te Patricia, Bin Muhteşem Güneş'te Leyla.

6-Favori okuma saatim :Belli bir okuma zamanım yok.Ama genelde geceleri yatmadan önce okurum.

20 kişi mimlemem gerekiyor sanırım. Vay halime :)


Kolay Gelsiinn :)

10 Ekim 2014 Cuma

Beklentiler ve Hedefler Mimi - Herkes Mimlendi !!! :)

Sevgili Moira M beni çok tatlı bir mimle buluşturdu :)

Mim konumuz şöyle 2015 yılından beklentilerimizi ve gerçekleştirmek istediğimiz en az 5 hedefimizi içeren bir liste hazırlıyoruz.Bu mimi de bu heveslendirici ve motive edici fotoğraf ile paylaşıyoruz.Hadi bakalım :)


Yıl sonunda da bunları ne kadar gerçekleştirdiğimizi değerlendirmek ayrı bir keyifli olacak tabi :) 

Hayatımın dönüm noktalarını gerçekleştirdim sayılır aslında. Okulum uzamadan bitti. 1 yıllık stajım bitti.Çok istediğim ehliyetimi aldım. Her zaman hayal ettiğim gibi bir iş ortamım var. 40 yıllık tecrübesi olan birinin yanında çalışıyorum ve gerçekten birşeyler öğrendiğimi hissediyorum.Bazen bu durumdan bunalsam da ailemin yanında yaşamak harika. İşte bunlar en çok istediğim şeylerdi ve gerçekleştiler.  Benim listem biraz daha iş, okul, sınav stresinden uzak olacak sanırım :) Evet başlıyorum ...

♣Bir yıl sonunda 30 kitap bitirmiş olmak
♣Üniversitede yurtta kaldığımdan beri film izleme alışkanlığımı yitirmiş durumdayım. Bunu tekrar kazanmak istediğim için de haftada en azından 2 film izlemek
♣3 kur ingilizce kursuna gittim ve bittikten sonra bunu geliştirmeye dair hiçbirşey yapmadım. En azından zaman buldukça tekrar İngilizceyle ilgilenmek
♣En uygun zamanda burnumdan kemik ameliyatı ve estetik olmak
♣İş yerinde geçen boş zamanımı en aza indirgemek, (sudoku çözerek yada internette geçirdiğim zamanı dilekçe örneklerine ve dosyalara bakarak yada kanun okuyarak geçirmek gibi mesela :))
♣Odamı olabildiğince toplu ve düzenli tutmak (evet 23 yaşındayım ve hala beceremiyorum)
♣Gereksiz harcamalarıma son vermek ve para biriktirmeyi öğrenmek.(Mesela gidip de hiç ihtiyacım olmayan bişeyi sırf beğendim diye almamak)
♣Serkan'a yaptığım tripleri en aza indirmek (Hayır asla tamamen vazgeçemem :D )
♣Serkan askerden geldiğinde nişanlanmış olmak ♥  :)
♣Nişanlanmak demişken yemek yapmayı öğrenmek de önemli bir madde tabisi
♣Serkanla bu yaz olduğu gibi bir tatil yapmak.Ama askerlik nedeniyle bu biraz tehlikede bir plan :( 
♣İnsanları olduğu gibi kabul etmek ve en ufak bir hatada o kişiden uzaklaşmamak
♣Bir hedefim daha var.Ama onu sadece ben bilsem yeterli şimdilik. Çünkü çok zaman var ama onun öncesinde bir hazırlık gerektiriyor.Başarınca mutlu haberimi alacaksınız zaten mutlaka :)
♣Yaşadıklarımı,hissettiklerimi ve düşündüklerimi bir deftere yazmak

Benim listem böyle.Eğer dilerseniz motivasyon açısından ve hedeflerinizi ne kadar gerçekleştirdiğinizi sorgulamak açısından bu listenizi bloğunuzun bir köşesine de yazabilirsiniz Moira'nın yaptığı gibi. Benim maddelerim çok uzun o yüzden kısaltarak yazacağım :)

Aslında bu mimi herkesin cevaplamasını çok isterim. Ama buraya tek tek herkesi yazmamın imkanı yok biliyorsunuz. O yüzden aklıma gelen ilk beş kişiyi yazacağım ama unutmayın ki hepiniz mimlendiniz !!  :)

Keyf-i Kahve  Yeni bloğundaki ilk mim bu olsun istedim Aylin'cim :)

Herkesin listesini okumayı heyecanla bekliyorum.Kırmayın beniii :)