Her ne kadar bütün evi temizlemiş olsam da daha çok kendi odamla cebelleştim. Nedense birşeylerin yerini değiştirme gereği hissettim. Dolaplardaki eşyaların yerlerini değiştirdim. Sanki ne fark edecekse. İş çıkarıyorum kendime durduk yere. Sonra gardrobun derinliklerine yerleştirdiğim yazlıklarımı göz önüne çıkardım.
En güzeli de bu. Çünkü havaların ısınması benim psikolojimi olumlu anlamda etkiliyor gerçekten. Her ne kadar çok sıcak diye şikayet etsem de, ben yaz ve biraz da ilk bahar insanıyım sanırım :)
Bir sürü atılacak şey ayırdım yine. Kullanmadığım eşyalar. Her temizlikte mutlaka olur bunlardan. Bir temizlik gününde kıyamazsam diğerinde mutlaka kıyarım :)
Ne çabuk geliyor bu Pazartesiler yaaa. Kendimi hiç dinlenmiş hissetmiyorum ki ben. İnşallah güneşli bir güne uyanırım da hemen kalkıveririm yataktan. Yağmurlu havalarda uyanmam iki kat daha zor oluyor. Ve mutsuz uyanıyorum öyle sabahlarda :)
Bir kaç gündür Lüleburgaz'da Gratis açılmasının heyecanını yaşıyorum. Açılış gününde orayı gördüğümde gözlerime inanamadım. Bir de kapısını balonlarla falan süslemişler. Nasıl sevinç çığlıkları atasım geldi :)
Tahmin ettiğiniz gibi içeri adımımı bile atamadım. Çünkü o kadar kalabalıktı ki birşey bakmamın imkanı yoktu. O yüzde nasıl olsa bir yere kaçmıyor Gratis, artık her zaman var diye kendimi teselli ederek çıktım hemen :)
Canan Tan'ın Hasret romanına başladım. Umarım bunu da bir ayda bitirmem :)) Utanıyorum artık kendimden :) Ama olsun özeleştiri yapmak da bir erdemdir. Gerçi benimki biraz utanmazlık olabilir :D Hem bir ayda bitir hem de utanmadan söyle :D
Aa unutmadan bu da Pazar şarkısı olsun :)


