5 nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2014 Cumartesi

Mod Haftasonu

Öncelikle kendi kendimin Avukatlar Gününü kutlayarak başlamak istiyorum =) Daha stajyer olabilirim ama bugünün ithaf edildiği kişilerden olduğumu düşünüyorum :) 

Bugün 5 Nisan olduğunun bile farkında değildim. Ofisteki sekreter Avukatlar Günümü kutlamak için aramasa hala da farkında olmayabilirdim. Tam da o anda annemle çarşıdaydık. "Herhalde böyle bir günde bir ayakkabı hediye etmek istersin kızına değil mi anne?" deyince yüzsüz yüzsüz, annem de hayır diyemedi tabi :D Bugünden çok kârlı çıktım anlayacağınız :D

Şimdi eve geldim. Hemen üzerimi değiştirip, makyajımı tamizleyip, saçımı tepeden topladım ve haftasonu moduma girdim   Haftasonunu canımdan çok seviyorum vallahi =)

Yaa bu GFC sorunu çözüldü, nasıl sevindim anlatamam. İlk kişiyi takip edebildiğimde gözlerime inanamadım. Vallahi sıkmıştı artık. Bu ne canım teknoloji çağında olacak şey mi? =)


Bir mimim var yapılacak. Sevgili Keyaki beni mimlemiiiş. Birazdan ona da el atacağım. Mimleri bekletmeyi hiç sevmem  

İki gündür Ankara'ya giderken yanıma neler almam gerektiğini düşünüyorum. Ve eminim ki kocaman bir valizle gidip herkesin elinde minicik çantaları görünce sinirlerim bozulacak :) Ama koca 1 hafta bu yani. Hava nasıl olacak bilmiyorum. Her ihtimali göz önünde bulundurup ona göre birşeyler almalıyım. Off oldum olası sevmedim şu valiz hazırlama işini. Üniversiteden kalma bir nefret bu.

Çünkü her seferinde valizin sapı ya otobüs muavininin yada taksi şoförünün elinde kalırdı. Adamların tepkileri de hep aynı olurdu "Ne var ya bunun içinde?"

Hiç unutmuyorum şu espriyi otobüs muavini yapmıştı. Valizin sapı koptu ve valiz yere düştü. "Abla yeaa ne var bunda bu kadar, münevveri mi koydun içine ne yaptın?" Bunun bende yarattığı hasarı anlatamam size.

Bu espri üzerine baya düşünmüştüm o an. Münevver? Valize koymak? Tabi o olayın üzerinden yıllar geçmiş, unutmuşum. Sonra adam şapşal şapşal bakmaya devam edince "hımm çok esprilisiniz" dedim yapmacık bir şekilde gülümseyerek. Deli dolu ortalık :D İşte o zamanlardan beri valizlerden nefret eder oldum. 

Ama yolculukları çok seviyorum. En kötü özelliğimse yolda asla muhabbet edememek :) O yüzden tanıdık biriyle yolculuk yaparken strese giriyorum. Hiç konuşmuyorum. Acaba yanlış anlıyor mudur diye düşünüp duruyorum. Yolculuk arkadaşı olabilecek en son insanım sanırım.

 Bana göre yolculuk şunlardan ibaret: Kulaklık, müzik, kitap ve cam kenarı  ツ  Bunların dışına çıkamıyorum ne yazık ki. Cam kenarı için çok mücadele etmişliğim var. Özellikle cam kenarı alıyorum bileti. Bir bakıyorum başka bir bayan oturuyor. Bir de "ben cam kenarına bilet almıştım" deyince sanki haklıymışçasına "cam kenarı benim" diye diretmiyorlar mı çıldıracak gibi oluyorum. 

Bir de yolculuğun kabusu yaşlı teyzeler. Anana, babana, gittiğin yere, çalıştığın, okuduğun yere, yaşına, evli bekar olup olmadığına kadar herşeyi öğrenmek isterler. Çeneleri hiç durmaz yol boyunca. Benimkiler biter sonra kendi hayatını anlatmaya başlar. Komşusunu gelinini falan çekiştirir. Sen de dinlemek zorunda kalırsın tabi.

Ha bir de çocuklu kadınlar. Hele bir de o çocuk olmuştur 4-5 yaşında kazık kadar. Onu ortamıza oturtmaya çalışır. Çocuk elimdeki telefona falan saldırır. Ayağıyla beni tekmeler, pantolonumun her yeri ayak izi olur. Ayyy nefretlik :D

İçim şişti, soğudum yolculuktan. Gitmiyorum ben yaaa :D

Kendime bir kahve yapayım müziğimi de açayım azıcık kendime geleyim  ♪ ♫ 
Bu da dileğim olsunn :)


Hoşçakalın =)