17 Mart 2014 Pazartesi

Geçtiim Geçtiiim =)

 
Yihuuuu sürücü adayı kategorisinden terfi etmiş bulunmaktayım. Sonucumu öğrendim az önce, telefondaki bayan başarılı deyince "aaa gerçekten mi, emin misiniz, bir daha baksanız" demeseydim daha iyi olurdu tabi :D
 
Kadın yanımda olsa vallahi sarılıp öpebilirdim :) Bir daha sınavla uğraşmak zorunda olmadığım için mutluyumm.
 
Ay ne güzel bir pazartesi oldu bu böyle :)
 
Yanında çalıştığım avukatın bu haberden sonra "ben anahtarı alıp gidebilirsin diyene kadar benim yanımda kullanacaksın arabayı. Bundan sonra nereye gidersek sen direksiyondasın. Zamanı gelince de anahtarı alıp gidebilirsin istediğin yere ben olmadan. Sonra da uygun zaman gelince kendi arabanı alırsın" demesine de çok sevindim :)
 
İnsanların bana güvendiğini görünce çok mutlu oluyorum.
 
En kısa zamanda kendi kırmızı arabama da kavuşmak nasip olur inşallah :)
 
***
Bu arada yeni bir kitap okumaya başlayacağım ama şu dördü arasında karar veremiyorum. Okuyanlar varsa yorumlarını yazabilirlerse sevinirim :)
 
Hasret- Canan TAN
Hayal- Ayşe KULİN
Beyoğlunun En Güzel Abisi- Ahmet ÜMİT
Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
 
***
Benden haberler bu kadar bugünlük :)
 
Görüşmek üzeree :)
 
 
 
 
 


Med-cezir / Elif ŞAFAK

Haftanın ilk gününden merhaba :)

Elif Şafak çok sevilen bir yazar. Ama ben sadece iki kitabını okudum. Nedense dikkatimi çekmiyor kitapları. Med-cezir Elif Şafak'ın okuduğum ikinci kitabı. Aşk'ı okumuştum bir de. Çok beğenmiştim.

Med-cezir'in kapağı ilgimi çekti. Okuyayım dedim. Deneme tarzında yazılmış. Bu tarzda okumayı pek sevmiyorum. Ama şansımı denemek istedim. Sonuç tahmin ettiğim gibi, pek beğenmedim :)

Bu biraz da benim önyargılarımla alakalı sanırım. Başlarken de önyargılı olarak başladım.

Yurtdışında yaşadığı olaylardan bahsediyor biraz da. Bazen oradaki izlenimlerini Türkiye'deki yaşamla karşılaştırıyor.

Aslında güzel yazıyor. Bazı yazılarını çok sevdim. Ama sanırım benim okumaktan zevk alabileceğim bir tür değil bu denemeler :) Artık pes ettim, daha da okumam :)

Eğer deneme okumayı seviyorsanız ve bu türe önyargınız yoksa keyifle okunabilir. Ama benim gibi bir kitapta olaylar kahramanlar olsun diyorsanız med-cezir ben ve benim gibilere göre değil :)

Çok kısa bir kitap yorumu oldu farkındayım :) Kendimi suçlu da hissetim bak şimdi. Önyargılarımla dolu bir yazı oldu :) Ama olsun ne yapayım, yalan mı söyleyeyim şimdi çok beğendim diye :)

Med-cezir'den bir cümle ile bitirmek istiyorum.

"Bir yüzü görmekle başlar aşk. Ve bittiğinde gene aynı yüzü sildirir geride kalana"

Güzel bir hafta sizinle olsun ...

Hoşçakalınn...

 

16 Mart 2014 Pazar

Bekleyiş Sona Erdii :)


Merhaba Herkesee :)

 En son Cuma günü yazmış bana sanki günler geçti gibi geliyor. Çok alıştım buraya farkında olmadan :)

Haftasonu biraz yoğun geçti. İki ablam ve yeğenim buradaydı. Pek bakamadım buralara. 

Biliyorsunuz günlerce sınav da sınav diye başınızın etini yedim :) Bekleyiş sona erdi ve direksiyon sınavını da atlattım. Tabi atlattım deyince siz geçtiğimi düşüneceksiniz. Daha sonuç belli değil henüz yarın öğreneceğim. Ama bu stresi atlatmak bile yetti bana. Kalsam da sorun değil. Ama geçersem fena olmaz tabi :)

Benim saatimin gelmesini bekledim arabada 5 dk kadar. O arada hocalarla muhabbet ederken heyecanım geçti biraz. Bu benim için büyük bir avantaj oldu.

Bana soracak olursanız, derslere göre daha iyi kullandım. Işıklarda stop etmedim ve çok seri bir şekilde kalkabildim yeşil yandığında. En korktuğum şey buydu. Bunu derslerde bile yapamamıştım. Şaşırdım kendime :)

Benim farkettiğim iki hatam var; biri bir virajdan biraz geniş döndüm, diğeri de vites değiştirirken sarstım arabayı bir defa. Park etmede sorun yaşamadım neyse ki. Bunlar benim farkettiklerim tabi ki :) Kim bilir ne saçmalıklar yaptım farkında olmadan.

Heyecanlı olmak da puan kaybettiriyor tabi. Biraz panik olduğum bir rampa var, orada arabaların geçmesini beklerken debriyajdaki bacağımın zangır zangır titrediğini farkettim :) Umarım yanımda oturan hoca farketmemiştir. Başka yerde hiç titremedim nedense. Ne varsa orada :)

Ve o arabada sınava girdiğim için şükrettim. Çünkü diğer arabada sınava giren 7 kişiden sadece birinin geçme ihtimali varmış. Diğerlerini yarı yolda indirmişler hata yaptıkları için. En ufak hatada in aşağı diyorlarmış. Çok vicdansızlar çok :)

Umarım geçerim de tekrar uğraşmam derse git gel, sınava gir... 

Bugün de böyle geçti. Haftasonu da bitti bu arada puff :)

Biraz kendime geleyim de iki gündür okuyamadığım yazılarınızı okuyayım blogdaşlar :)

Hoşçakalınn...

14 Mart 2014 Cuma

Virajlı Bir Gün :)

İşten çıkıp eve gitmeme yarım saat var. Bu haftaki mesaiyi de bitirmiş olduk. Bu haftasonu benim için çok mühim biliyorsunuz. Direksiyon sınavından dolayı :)
 
Bugün başka bir ilçede, Demirköy'de duruşma vardı. Sabah oraya giderken ve dönerken ben kullandım arabayı. Avukat bey yanımda kurbanlık koyun gibi oturdu :)) Gidiş geliş toplam iki saat. Yollar çok virajlı ve eğimli, biraz tedirgin oldum başlarda ama sonra rahatladım :)
 
 
Biraz dağlık ve tepede bir yer olduğu için hala kar vardı etrafta. İnsanın içini ısıtan güneşin altında  kar görmek çok güzeldi. Gittiğimiz yol ormanlık bir alan, sadece ağaçlar ve tepelerin olduğu bir alana kar tabi ki çok yakışmış :)
 
 Bir de yol üzerinde güzellik suyu çeşmesi var. Dağdan geliyormuş su. Buz gibi ve o kadar berrak ki. Oradan da suyumuzu içtik :) Ve yola devam ettik.
 
Hem avukatlık stajı yaparken hem de sürücülük stajı yapıyorum gibi bir şey oldu :) Ağustos'a kadar bu işi biraz çözmem lazım ki tek başıma da duruşmalara gidebileyim değil mi :)
 
Direksiyon sınavı için toplam 13 derse girdim. Çok vahim ve berbat kullandığım zamanlar da oldu.
 
 Özellikle bir günü hiç unutmayacağım. Önce dubalara yaklaşırken "hocam bu kadar mesafe yeterli mi" diye sordum. Hoca da "ben bilmem. Sınavda bana soramayacaksın. Kendi bildiğin gibi yap" dedi. Peki o zaman, bak şimdi nasıl park edeceğim, bak gör diye konuşuyorum içimden :D

Bu düşüncelerimi "küütt" diye bir ses bölüyor. Tabi ki sağ aynayı dubaya çarptım. Hay allah, fazla yaklaşmışım demek ki :D Ardından hocanın suratına neden söylemediniz çok yaklaştığımı der gibi bakan şapşal bir surat :D Be adam hadi ben acemiyim sen çarpacağımı bile bile neden susuyorsun :)

Neyse parkı çalıştıktan sonra bir yol var virajlı, biraz da kötü tümsekler çukurlar falan var. Oradan biraz hızlı geçince arabanın altı sürttü. Gacır gucur sesler gelmeye başladı. Bir de baktım ki hızı gösteren yer 10 km yi gösteriyor ben tahminen 50 üzerinde gitmeme rağmen. Orayı da bozmuşum nasıl yaptıysam :D Ama sonra kendine geldi allahtan. 

Yoldaki çukurlardan geçmemek için azıcık kırıyorum hep direksiyonu. O gün de o kadar dikkatsizim ki umrumda bile değil. Paldır küldür gidiyorum. Hocanın " aman hiçbir çukuru es geçme. hepsinin üzerinden geç " demesiyle kendime geldim gelmesine ama olan olmuştu artık. Arabayı ilk kullandığım günden bile berbattım.
Hoca da bir agresifleşti tabi. Ama yine de "bir tur bitene kadar araba hurdaya dönmese bari" demeseydi iyiydi yani :)

Ama olsun çok sabır gösterdi bana sağolsun :) Artık bu kadar kötü kullanmıyorum hem. Fena sayılmam yani korkmayın :D

  Sınavım pazar günü. Heyecanla bekliyorummm. Sakin olmam lazımm, panik yapmamam lazımm :)
 
Şimdiden mutlu, huzurlu bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle :) 

Erken Uyumak Mıı? Puff..


Bugün üzerimde nasıl tatlı bir yorgunluk var anlatamam. Aslında bu kadar yorulacak bir iş yapmadım bugün ama niye böyle oldu bilmiyorum.

Son direksiyon dersime gittim bugün. Fena değildi. Hocanın yönlendirmesi olmadan iki duba arasına bir kerede park ettim nabeeer :)

Dersten sonra eve gelince dedim ki kendi kendime bu akşam işlerimi halledip erkenden yatacağım. Ama nerdeee... Üşengeçliğim tuttu. Ha kalktım ha kalkacağım derken yine yaptım on ikiyi.

Bir de hala burada bir şeyler yazmaya çalışıyorum utanmadan :D Bakın ne kadar iyi bir blogcu olmuşum :P Her koşulda, yorgun da olsam uykusuz da olsam buradayım :)

Kitap da okuyamadım bu akşam yaa. İyice tembelleştim. Bu ara hiçbir şeye vakit ayıramıyorum. Yarın medceziri bitireyim bari. Elimde sürünüyor kaç gündür. Bir de kitap yorumu yazıveririm ardından üşenmezsem. Yok ya üşenmem herhalde :) Hem zaten pek beğenmedim. Çok kısa bir yorum olabilir :)

Şu an neden buradayım ve neden bunları yazıyorum bilmiyorum. Büyük ihtimalle canım çok sıkılıyor ve birileriyle konuşmaya ihtiyacım var ama konuşacak kimse yok. Acınası bir halde miyim ne :)

Yarın Cuma bir hafta daha eksildi hayattaki yolculuktan. Efkarlandım bak şimdi :)

Neyse daha fazla saçmalamadan gideyim ben :) 

İyi geceler herkesee...

13 Mart 2014 Perşembe

Bırakın Peşimi Yaa

 
Of ben hiç kurtulamayacak mıyım bu lanet sivilcelerden yaa? Bıktım artık. İki defa 6 ay zoretanin kullandım. O berbat ilaçla geçiyor ancak. Eylüle kadar hiçbirşey yoktu yüzümde. Sonra biraz stresli ve zor zamanlar geçirdim. Sanırım onun etkisiyle çıkmaya başladılar. Hala da aynı tempoda devam ediyorlar.
 
Aslında sadece çene bölgemde çıkıyor. Ama beyaz tenli olduğum için lanet izler çok uzun sürede geçiyor. Annem ve ablamlar saçmalama yüzünde 3-4 tane sivilce var büyütme bu kadar deseler de bana çok fazla görünüyorlar. 
 
Doktora gidince de bir işe yaramayan saçma sapan jellerle geçiştiriyorlar. Artık gitmiyorum o yüzden.
 
Bir de sivilceleri kapatayım derken fondöten ve pudraya sardım iyice. Daha berbat olsun diye uğraşıyorum sanki.
 
Her gece yatmadan önce elma sirkesi sürüyorum yüzüme. Berbat kokuyor ama bir süre katlanmalıyım. Belki işe yarar.
 
Bir de Bioderma'nın Sebium Global nemlendirici kremini aldım. Akneli ciltler için iyi olduğunu duydum. Eğer kullananlar varsa kremle ilgili yorum yazarlarsa sevinirim.
 
Arada bir de gülsuyu sürüyorum. Daha ne yapayım bilmiyorum ki?
 
Off off yaş olmuş 23 hala sivilcelerle uğraşıyorum ergenler gibi. Bırakmadılar peşimi.


12 Mart 2014 Çarşamba

Sürücü Adayı Alerjisi!



Sinir oluyorum sinir. Direksiyon dersinde trafikte nasıl sinirlenilir onu öğrendim en çok.Hatta sinirlerini yatıştırmak isteyen dolmuş şoförleri gibi sakız çiğnemeye bile başladım araba kullanırken.

 Yav arkadaş bir sabredin değil mi ? Kırmızı ışık yanmış bekliyoruz. Daha sarı yanmadan başlıyorlar arkadan korna yapmaya. Bari bir sarıyı görün ya. Tabi belli ya hızlı kalkamayacağımız. Sürücü adayı yazıyor ya arabanın üzerinde, kırmızıda başlasınlar psikolojik baskı yapmaya. Alerjileri var sürücü adayı yazan arabalara. 

Korna sesi duyduğum anda kan beynime sıçrıyor. Arabadan inip ne var lan ne var deyip pataklayasım geliyor arkadakileri :) Böyle de kabalaşırım :) Bir dakika geç gidin gideceğiniz yere ölür müsünüz? Sanki siz ana karnında öğrendiniz araba kullanmayı. Biraz anlayış ya biraz :)

Yarın son dersime gidiyorum. Pazar günü de sınav var. Eğer panik olmazsam bir ihtimal geçebilirim. İnşallah geçerim yaa. Dua edin benim için emi :)