mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2014 Perşembe

Satır Satır Mutluluk... ♪ ♫

Mutluyumm, hem de deli gibi. 4 sene okul ve 1 sene de stajı sayarsam yıllardır beklediğim günü yaşadım bugün sonunda. Saat bir buçuk gibi barodan telefon geldi ve ruhsatımın geldiğini,saat dörtte de ruhsat ve yemin törenimin yapılacağını söylediler. Şok oldum.İşe geç kaldığım için gelmiş geçmiş en paspal halimle gitmiştim. "Nasıl yani ama ben hiç uygun değiliiim" diye isyan ettim telefonda. Ama bir işe yaramadı o çığlığım.



Hemen izin alıp eve gittim süslendim püslendim,üstümü değiştirdim,saçlarımı yaptım :D Sonra da yanında çalıştığım avukat ve ailemle birlikte adliyeye gittik. 

Önce yemin ettim. "Namusum ve vicdanım üzerine and içerim" derken tüylerim diken diken oldu.Yıllardır bugünü bekliyordum ve sonunda o anın içindeydim. Ettiğim yemin benim için gerçekten anlamlı. Bazıları amaan saçmalık deyip umursamıyor o cümleler ağzından çıkarken. Ben o cümleleri gerçekten isteyerek ve hissederek sarfettim. Ömür boyu yastığa başımı koyduğumda biraz bile olsa vicdan azabı duymak istemiyorum. Vicdanımla rahatça yüzleşebilmeliyim. Rahat uyumalıyım. Fazla para kazanmak için başka işler karıştırarak yada insanları kandırırak bu mesleği taşıyamayacağımdan eminim.Meslekteki her adımımda ettiğim yemin aklımdan çıkmayacak.

Yeminden sonra yanında çalıştığım avukat duygusal bir konuşmadan sonra cübbemi giydirdi. Ağlamamak için zor tuttum kendimi :D Ona da 42 yıllık meslek hayatı için plaket verdiler. Böyle bir tecrübeyle birlikte çalıştığım için çok şanslıyım. Sonra da ruhsatımı verdiler ve bir sürü fotoğraf çekildik. Herşey rüya gibiydi sanki. Ailemin bugünlerimi görmesi kadar güzel birşey olamaz. Daha çok onlara bugünü yaşattığım için mutlu oldum.Yıllarca emek verdiler ve her ne kadar bunu karşılık beklemeden yapsalar da onlara bu gururu yaşattığım çok mutluyum.

Hala heyecanımı atlatabilmiş değilim. Yazdıklarımdan da anlaşılıyor zaten :) Stajım bittiğinde ruhsatım olmadığı için avukatım derken içime sinmeyen birşeyler vardı.Kendimi hiçbirşeye ait hissedememiştim.Stajyer desen değilim, avukat desen biri bana vekaletname vereyim şu davama bak dese ruhsatım olmadığı için bakamam. Tuhaf birşeydi işte. 

Ama bugün itibariyle "RESMEN" avukatım. Kocaman bir çerçeveli ruhsatnamem oldu benim de. Avukatlık kimlik kartım da var. Ve iki numara olmasına rağmen neredeyse bana beş beden büyük cübbem var bir de :)

Bürodaki askıya bir cübbe daha eklenecek.Hem de yepyeni, gıcır gıcır :D Meslek hayatımda o cübbeyle yaşayacağım bir çok tecrübe var önümde. 

Bu arada mutluydum olmasına ama içimde bir burukluk da yok değildi.Serkan gelemedi törene. Çünkü babamın daha kendisinden haberi yok. Evet 23 yaşında olmama rağmen kıskanç ve kızını paylaşamayan bir babaya sahibim :) 

Babamın prensibi şudur "Ne zaman evlenmeye karar verirseniz bana o zaman söyleyin"  İki ablam var ve ikisi de evlenmek istediklerinde söylediler.Sevgililik süreçlerinden hiç haberi olmadı babamın. Çünkü "nerede,ne zaman gelecek,geç kalmadı mı, kiminle gitti" diye annemin kafasını ütüleyeceğini bildiğimizden ben de  bu prensibe uyuyorum :) O yüzden Serkan gelemedi. Keşke o da olsaydı.O zaman çok daha anlamlı olacaktı benim için.Ama yanımda olmasa da sevincimi paylaştığını biliyorum. 

İşte böyle, mutluyum, bir adımı daha geride bıraktım ve zaman gerçekten çok çabuk geçiyor. Staj başvurusu yaptığım zamanı hatırlıyorum da dün gibi sanki. Umarım uzun yıllar bu mesleği yeminime uygun bir şekilde yerine getiririm.

İşte şimdi 30 Ekim'le birlikte yepyeni bir sayfa açıyorum :)