Kitabı severek okudum diyebilirim. Çünkü hep merakım vardı psikoloji ile ilgili konulara. Hukuktan sonraki tercihlerim de hep psikoloji bölümüydü. Ama kısmette hukuk varmış demek ki =)
Bir psikiyatristin meslek hayatı boyunca karşılaştığı ilginç hastaları ve olayları içeren bir kitap. Genelde insanların psikolojik rahatsızlıkları diğer hastalıklar gibi algılamadıkları ve bu yüzden bir psikolog yada psikiyatriste gitmekten çekindikleri konusunda vurgu yapıyor. Aslında yazarın da dediği gibi nasıl kolumuz, bacağımız kırıldığında doktora gidiyorsak psikolojik olarak kendimizi kötü hissettiğimizde de bunun farkına varıp kabullenip profesyonel birine danışabilmeliyiz.
İnsan beyninin ve psikolojisinin insanı fiziksel olarak da nasıl etkilediğini, beynimizi neye inandırmak istiyorsak ona inandığını, psikolojik rahatsızlıkların fizyolojik bir çok belirtiye de sebep olduğunu görüyoruz.
Çok tuhaf ve daha önce hiç duymadığım hastalıklar varmış. Mesela çok çok aşırı su içmekten dolayı insanın kanında sodyum oranı düştüğü içtiği için kişi beyninde ve düşüncelerinde bir ağırlaşma ve bulanıklaşma hissedebilirmiş.
Bir olayda da kadın hamile olmadığı halde kendini hamile olduğuna inandırıyor ve bütün belirtiler fizyolojik olarak kendisinde görülüyor. Karnının şişmesi, bulantı, baş dönmesi gibi. Ama aslında hamile değil. Fakat nasıl oluyorsa psikolojik bozukluk fiziksel olarak da etki ediyor. Tedavi etki etmeye başlayınca hamilelik belirtileri de kaybolmaya başlıyor.
Bana ilginç gelen başka birşey ise histerik körlüktü. Vücut bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğu vardı bir de. Hasta takıntılı bir organı kendine ait hissedemiyor ve ondan kurtulmak istiyor.
Eğer bu tür konulara ilgi duyuyorsanız sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Hatta açık söylemek gerekirse bunu okurken kendimde bazı şeylerin farkına vardım :) Faydalı oldu benim için. Çok takıntılı olup herşeyi kafaya takmamak gerek korktum vallahi :)

