4 Mart 2015 Çarşamba

Benden Keşkelere...

Anahtarları ev sahibinden alıp apartmana girdim. O "bildiğim" kata çıktım. Değişen şeyler de vardı tabi. Mesela otopark, asansör gibi. Ama ben yine de o "bildiğim" merdivenlerden çıktım "benim" diyeceğim eve. Sanki yıllar geçmemiş gibi, "o zamanmış" gibi anahtarı çevirdim. Hafif bir tıkırtıyla döndü. Tanıdık olan bir çok şey olsa da kapıyı açtığımda beni karşılayacak "birilerinin" olmadığını biliyordum. 

Ardımdan kapıyı kapatıp holü geçtim. "Salonumuza" geldim. İster istemez derin bir nefes alıp içime çektim havayı. O zamanlar "sıkma şunu bu kadar nefes alamıyorum, çocuklara zararlı" dediğim parfüm kokusu yoktu. Tek duyumsadığım duvar boyasının keskin kokusuydu.

En önemli kuralımızdı. Yemek saatinde herkes mutfaktaki o masada olurdu. Ama en güzel sohbetler de işte o andaydı. Salona geçildiğinde herkes kendi keyfinin derdine düşerdi. Ben gazeteye yada haberlere dalardım. Çocuklar ödev yada oyun peşinde... Yade de evi bir an önce toparlayıp dizisini izleme derdinde olurdu. Hatta bazen çıt çıkmaz, çocukların odasından azıcık ses geldi mi "şşşttt sessiz olun bakayım" cümlesini düşünmeden sarfederdik. Aklımdan bunları geçirirken kendimi mutfakta buldum.

Çıkan kiracı bir sandalye bırakmış, camın önünde de küllük. Sanki "tek" bir adamın geleceğini biliyorlarmış gibi. Hemen oturdum tabi, yaktım bir sigara. Pencereden bakınca tanıyamadım mahalleyi. Ne çok değişmiş meğer. Her gün geçtiğim sokakların farkında değilmişim. Balkonda bir saksı çiçek çarptı gözüme. Yaprakları kurumuş dökülmüş... Oysa ne güzeldi bizim balkonumuz. Rengarenk, türlü türlü çiçekler. Hatta Yade bazen "komşuların nazarı değiyor" deyip en sevdiklerini içeri saklardı. Gözü gibi bakardı onlara. Bıraksak saatlerce konuşup dertleşirdi. Hı ben de bunu hiç anlayamazdım ya neyse. 

Tekrar mutfağa çevirdim bakışlarımı. Bir çok anı geçti gözümün önünden. Tartışmalarımız en çok da... Acaba başka türlüsü olamaz mıydı? Daha tahammül edilebilir olsaydık, ne bileyim suçlamasaydık bu kadar. Becerebilir miydik ki? Ne olurdu şimdi çocukların "bu oda benim olacak öteki senin" diyen heyecanlı seslerini duysak. Yada duvarlar ne renk olsa diye planlar yapsak. Perdeler yere kadar mı olacak yoksa yarım mı olsa? Acaba eşyalarımız sığar mı ki? Yoksa mutfak biraz küçük mü? Ama olsun yeter bize herhalde... Ne güzel heyecanlardı. "Yaşayacağımız" ama o aşamaya gelmeyi beceremediğimiz bir sürü anı... 

Yıllar önce "bizim" olan evi yıllar sonra tekrar almayı düşünmek. Ama bu kapıyı sadece "ben" olarak açmak. Bu evdeki sessizliğin gürültüsü altında ezildim. Ağır geldi, hiç olmadığı kadar... Meğer ben bu evden çıkarken kendi üzerime kilit vurmuşum. Hissizleşmişim o zamandan sonra. Şimdi anlıyorum...

Evet başta şanslı olduğumu düşünsem de bu kapıdan girince yanıldığımı anlamıştım. Bu kadar "dolu" bu kadar "kalabalık" ve bu kadar "bizim" olan bir evde yalnızca "ben" olarak sessizliğimle yaşayamazdım. Sigaramı yarım bırakıp, küllükte söndürdüm ve şöyle son bir kez göz gezdirip vücudumdaki ürpermeyle hiç olmadığım kadar "yalnız" çıktım o evden, evimizden...  Ve bu defa tanımıyormuş, bilmiyormuş gibi yapıp asansörle indim aşağıya.  Hiç bu kadar gerçek bir şekilde yüzleşmemiştim hatıralarla. 

Kendime göre, oldukça yabancı bir ev bulmalıydım. Küçük bir yatakodası olsa, bir de salona birkaç eşya koydum mu tamamdır. Bir oda da boş kalır büyük ihtimalle. Bu kadarım çünkü, buyum...Şimdi keşke diyorum, keşke... 


(Bu da böyle az biraz gerçek, az biraz da kurgu olsun benden size :))

Günaydın herkese...


25 yorum:

  1. Dördüncü Tekil Şahsım,
    Alıp götürdünüz bizi buralarda.
    Gerçek sandım bir an tümden,
    Dedim ne oluyor.
    Amma müpte çok sevdi bunu :)
    Devamı gelsin.
    Gelsin.
    Gelsin.
    Al bak küçük çocuk isteklerimi de yaptım gidiyim :p :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muptezel
      Yaa sevdin mi gerçekten? Ben okuyunca kendime ait hissetmiyorum hiç sevmedim :D
      Devamı mı :S Hiç düşünmedim. Ama devamı olmaz sanırım beceremem :)
      Çok teşekkürler kuzum :) :*

      Sil
    2. :) Gerçekten sevdim
      Ben gerçekten beğendim devamını da düşünesin tez zamanda :p

      Sil
  2. Gunaydin :D Guzel olmus bak bunu sevdim

    YanıtlaSil
  3. "Bir anının iki ucunda bekleyen kimse yoktur bilesin" der İdris Ekinci. Öykünüz bana bu dizeyi duyumsattı. Keyifle okudum. Tebrik ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mabelard
      Merhaba :)
      Ne güzel bir cümle. Aslında doğru söylemiş :)
      Çok teşekkür ederim.

      Sil
  4. Ahh bitaneeeem yaaa kalemin mükemmel senin. Nasıl diyim boyle oku beni diyor. Imla kurallarıni da harfiyen yerine getiriyosun. Kitap yazsan acaip olur yaaa . Kocamaaan sevgiler♥♥♥♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kreatif Baskan
      Yaa düşünsene böyle diye diye en sonunda kitap yazıyormuşum :D Sadece sen alıyormuşsun. Bir de annem, Serkan, ablamlar falan. Hahah işte buna çok gülerim :D
      Kuzum benim çok teşekkür ederim. Şımartıyorsun beni ama bundan fazlası çıkmaz benden. Mesela zorlasam da bu hikayenin devamını getiremem :D
      İmla kurallarına gözümden kaçmadıkça dikkat etmeye çalışıyorum. Elimden geldiği kadar işte :)
      Kocaman sevgiler canım benden de :) ♥

      Sil
  5. Çok güzel anlatmışsın tüm duyguları :)) Ellerine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ms. Grumpy
      Teşekkür ederim. Beğenmene sevindim :)

      Sil
  6. İçinde yaşarken ne kadar sıradan olduğunu düşündüğümüz şeylerin aslında ne kadar da önemli ve güzel olduğunu hatırlattı bana yazın. Çok güzel yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kadriye
      Yazarken ben de aynı duyguları hissettim aslında. Değerini bilmiyoruz bazı şeylerin ve zaman ne yazık ki çok hızlı.
      Teşekkür ederim.

      Sil
  7. daha geçen gün güzel güzel şeyler okuduktan sonra gerçek sandım bir an şok olmuş biçimde okudum ki sonda "biraz kurgu" yazıyor. oh dedim resmen içimden :D güzel olmuş ama sevdim ben ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Chadaqiel
      Böyle şeyleri çok nadir yazdığımdan çoğu kişi gerçek zannedebilir :)
      Teşekkür ederim :)

      Sil
  8. Oyyyy bende bi ürperdim, ne kadar bizden duygular... Ne güzel ifade etmişsin... Kalemine sağlık canım... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Persephone
      Teşekkürler. Bu kadar beğenilmesine sevindim :)
      Sevgiler...

      Sil
  9. Boş evlerde kalan anılar. Bir de taşınmadan önceki son bakış olur ya...

    İçimde bir sızı hissettim. Sanki adam benim de bütün anılarla ben yüzleştim, keşkeleri ben sırtlandım. Sade ve etkileyiciydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keyaki
      Hayatımda hiç taşınmadım. Sadece yurttan ayrılıp eve evden yurda :) Ama o son bakış hepsinde vardı diyebilirim.
      Teşekkürler canım benim :)

      Sil
  10. yahu geçen de ben bi arkadaşın evine gittim.Evi tarif ettiler, ilk aşkımın oturduğu apartman çıktı :) ne değişik bir histi.Onu değil de yıllar sonra evime gideceğim günü düşünüyorum, ağlayasım geliyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaz-(s)aklan-kaç
      Aa ne tesadüf :)
      Nasıl yani? Yıllar sonra derken?

      Sil
  11. Çok hoşuma gitti kaleminize sağlık ayrıca bloğunuzu takibime aldım bende beklerim sevgiler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sibel özmen
      Teşekkür ederim. Hemen geliyorum bloğunuza.

      Sil
  12. Güzel bir kurgu.Betimlemeler sanki yeni bir kitabın ilk iki sayfası gibi..derinden hissettiren arkasını bekleyeceğimiz bir giriş olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CEREN DEREN
      Arkasını yazabilecek kadar yetenekli olsam keşke :)
      Anlık çıkan şeylerdi bunlar. Yazmayı pek beceremem bu şekilde.
      Beğenildiği için mutlu oldum. Teşekkür ederim :)

      Sil