26 Mart 2014 Çarşamba

Beyin Pes Eder Mi? Eder Tabi

Merhaba (=
 
Dünkü karamsarlığımdan kurtuldum sayılır. Hatta arada bir çıkıp varlığını hissettiren güneşi gördükçe daha iyi oluyorum.
 
Ama bugün kafa olarak beni yoran bir gün oldu biraz. Bu işin tatlı yanı tabi.
Avukat Bey gelip önüme kapkalın bir klasör koydu. "Klasörde aynı kişiye ait birden çok dava dosyası var. Bunları oku, sonra en sondaki tazminat davası dilekçesine cevap dilekçesi yaz" dedi ve gitti.
 
Tamamen konsantre olup büyük bir hevesle okumaya başladım dosyaları. Bir yandan da olayları tam kavrayabilmek için küçük notlar alıyorum.
 
İlerledikçe olaylar karışmaya başlıyor. Bir sürü tanık bir sürü olay, kafam allak bullak oldu. Sonunda tazminat davası için yazılan dilekçeye ulaşabildim.
 
Sıra geldi nasıl yazmalıyım, nerden başlamalıyım? Düşün düşün yok başlangıcı yapamıyorum. Beni en çok yoran kısım başlangıç oldu zaten. Kafamda yazacağım şeyleri biraz toparladım. Bir başlasam gerisi gelecek ama boş Word sayfasına bakıyorum uzunca bir süre.
 
Sonunda birkaç cümle ile başladım. Sonra beğenmedim sildim. Başka bir şekilde başladım. Bir baktım kaptırmışım kendimi. Word sayfası dolmaya başladı yavaş yavaş. Başlayınca devamı çorap söküğü gibi geliveriyor.
 
Bir de insan yaptığı şeyi kusursuz yapmak istiyor. Hatasız olsun istiyor. Ama bu benim için imkansız şu an. Çünkü yeni mezun oldum. 4 yıl boyunca üniversitede sadece doktrinde böyle doktrinde şöyle den başka bir şey öğrenmedik. Asıl öğrencilik şimdi başladı diyebilirim yani.
 
Sonunda bitirdim cevap dilekçesini. Dosyayı kapatıp bir oh çektim. Bir de baktım saatler geçmiş. Zamanın nasıl geçtiğini bile farketmemişim. Beynimi o kadar çok yormuşum ki kendimi kaptırıp kahve içip bir süre dinlenince kendime gelebildim.
 
Avukat Bey gelince birlikte kontrol ettik. Yazmam gereken asıl önemli noktaların hepsini yazmışım, hiçbiri kaçmamış gözümden en çok da buna sevindim. Çünkü gerçekten özen göstererek yazdım. Avukat beyin gelip her satırı sildirip tekrar yazdırmasından korktum. Sinirim bozulurdu çünkü biliyorum kendimi. Her satırı didik didik ettim. Sadece fazladan ve gereksiz olan birkaç ayrıntıyı çıkardık. Onları yazmanın bir etkisi olmayacakmış.
 
O kadar mutlu oldum kii. "Eğer çok fazla hatam olsaydı moralim bozulabilirdi" dedim avukat beye. O da "kaç senelik avukatların ne hatalarını gördük biz. Bu işler zamanla, tecrübeyle, hata yaparak öğrenilir sen yeter ki hevesini kaybetme" dedi.
 
Tecrübe kazanmak için önümde uzun yıllar var. Özellikle de zırt pırt kanunların değiştiği günümüzde tecrübe daha da zor kazanılır hale geldi.
 
Kısacası bugün düne göre mutluyum, pozitifim :) Az önce yemeğimi yedim, keyif çayımı da içtim. Karnım tok, sırtım pek. Daha ne olsun (=
 


17 yorum:

  1. Pes etmeyi bırak , bulunduğu ortamı terk edip giden beyinler var :)) İyi bir avukat olacaksın eminim.Hem daha bir sürü soruyla belki biz blog arkadaşların başını ağrıtacağız :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haha =) Neyse ki beynim henüz bulunduğu ortamı terk etmiyor (= Umarım iyi bir avukat olabilirim. Ne demek, sorularınızın başım üzerinde yeri var :)

      Sil
  2. Bu azim ve özenle kötü bir sonuç düşünmek saçmalık olur zaten.
    Tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
    Şu son paragrafta da aklım kaldı, "Maşallah" diyeyim de, sonra gözün değdi deme :p
    Makara bir yana, bir şeyler için emek ve zaman harcadıktan sonra meyvesini toplayabilmek güzel his.
    Herkese lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Buddha :)
      Aman aman maşallah de :)
      Kesinlikle öyle insan gösterdiği çabanın karşılığını alınca mutlu oluyor. Hatta ben mutluluktan uçuyorum :)

      Sil
  3. Mutluluğun dibine vurun... Pes etmek yok yola devam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi ki devam. Daha yeni başlıyor :) Yalnız çok güncel bir yorum olmuş. Seçim sloganı gibi =)

      Sil
    2. Artık kim ne anlarsa :)

      Sil
  4. yeni bir mimle mimledim seniiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaa :) yuppii mimlere bayılırım :D Hemen bakıyorum (=

      Sil
  5. Ne yazacağımı bilemedim. Yalnız,başlangıç olarak -anladığım kadarıyla- iyi bir iş yapmışsın. Önceden okuduklarıma dayanarak; bir faniden esinlenerek sana: "Durmak yok, yola devam." diyorum. Sevgilerimle.:)

    YanıtlaSil
  6. Gerçekten de hangi bölümden mezun olursa olsun çok duydum ve kendimde yaşadım, pek çok şey mezun olduktan sonra öğreniliyor. Ben bu mahkemeleri filmlerdeki gibi zannediyordum bu arada, resmen filmlerle dizilerle hayali bir dünya kurup içinde yaşıyoruz onu fark ettim :)) Umarım bundan sonra çok verimli, sorunsuz ve parlak bir iş hayatın olur. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet herşeyi uygulamaya geçince öğreniyor insan. Yaa ben de öyle zannederdim yakın zamana kadar. Aslında filmlerle dizilerle hiç alakası yokmuş :) Bir ara hayal kırıklığına uğramışlığım var ama geçti neyse ki =)
      Çok teşekkür ederim dileklerin için. Umarım hepimizin hayatında herşey gönlümüzce olur. Sevgilerle :)

      Sil
  7. Bastan sona okudum,heyacanla:)) Neyseki Avukat bey begenmis,e kolay gelsin o zaman! Seni blog listeme ekliyorum,ziyaretin icin tesekkür ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim :) her zaman ziyaret edeceğim bir blogdaşım daha oldu yihuu :) Görüşmek üzere :)

      Sil
  8. Hevesini kaybedeceğini hiç sanmam çünkü anlatırken resmen o enerjini yayıyorsun bizlere:) Başlangıç kısmı beni benden alıyor sadece dilekçe, yazı vs. değil her şeyin başlangıcı en zor olan kısım bencei;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O enerjiyi verebiliyorsam ne mutlu bana :)
      Ya evet başlangıçtan sonra gerisi kolay. Dediğin gibi herşeyde böyle aslında :)

      Sil